GENEL BİLGİ
Adı : Trabzonspor Kulübü
Kuruluş : 2 Ağustos 1967
Renkler : Koyu Bordo - Açık Mavi
İlk Başkan : Ali Osman ULUSOY
İlk Kaptan : Şevki GENÇOSMANOĞLU
İlk Gol Kralı : Necmi PEREKLİ
En Çok Forma Giyen : Hami MANDIRALI (558 kez)
En Uzun Süre Kaptanlık Yapan : Şenol GÜNEŞ (10 yıl)
Başkan : Nuri ALBAYRAK
T

Direktör : Ziya DOĞAN
TARİHÇE
Türkiye İdman Cemiyetleri ittifakının kurulması ve Türk Sporunun bu ilk örgütünün tüm Anadolu'ya yayılması, Trabzon'da da etkisini göstermişti

Bu etki sonucu yeni yeni kulüpler kurulmaya başlandı

İdmanocağı, İdmangücü, Necmiati'den sonra Trabzon Lisesi bünyesinde Lise adını taşıyan yeni bir kulübün kurulmasıyla kulüp sayısı 4 olmuştu

1923 yılından sonra Trabzon'da İdmanocağı ve İdmangücü arasında büyük bir rekabet başlamıştı

Bu öyle bir rekabetti ki İstanbuldaki Galatasaray- Fenerbahçe rekabetine benziyordu

Hatta zaman zaman onu bastırdığı bile oluyordu

Trabzon sanki Ocaklılar, Güçlüler diye ikiye ayrılmıştı

Trabzon'da futbolun bu iki takım arasındaki rekabetten yüceldiği söylenebilir

Rekabet zamanla öylesine büyük boyutlara vardı ki Trabzon'un Türkiye liglerinde geç temsil edilmesine bile sebep oldu

Ne var ki iki kulüp arasındaki çekişme şehrin futbolundaki kaliteyi de her geçen gün arttıran faktör olduğu göz ardi edilemez
1923 yılında Trabzon'da ilk resmi lig maçları oynanmaya başlandı

İlk sezon İdmanocağı şampiyon olmuştu

Bunu 1923-24,1924-25 sezonlarında Lise takımının arka arkaya şampiyonlukları izledi

1925 sezonunda yine İdmanocağı şampiyon olurken, 1929 yılına kadar da önce Lise, arkasından Muallim Mektebi daha sonra da Ticaret Lisesi takımları mutlu sona ulaştılar
İdmanocağı ile İdmangücü arasındaki büyük rekabet 1930'dan sonra had safhaya ulaştı

1929-30'dan sonra 5 kez arka arkaya İdmanocağı'nın şampiyon olmasından sonra 1934-35 sezonundan itibaren İdmangücü takımı tam 7 yıl arka arkaya şampiyon olarak bu iki takım arasındaki rekabeti büsbütün alevlendirmişti
1940'lı yıllarda Trabzon futbolundaki güç lise takımlarına geçmişti

Tam 6 kez arka arkaya şampiyonluğu kazanması da bunu gösteriyordu

Bu aralar dikkat çeken bir hususta Trabzon'daki bütün futbol yıldızlarının Lise takımlarından yetişmiş olmalarıydı

Özellikle Trabzon Lisesi bir futbolcu kaynağı olmuştu

1947-48 sezonundan itibaren şampiyonluk yine İdmanocağı ile İdmangücü arasında el değiştiriyordu

Bu arada Necmiati de iki sezon şampiyon olarak Trabzon futbolunda söz sahibi oldu

Bu arada Trabzon'da yeni yeni kulüpler de kuruluyordu

1938'de kurulan Doğan Gençlik, 1941 yılında Akçaabat Lisesinde kurulan Akçaabat Gençlik (Bugünkü Sebatspor), 1950 yılında Sürmene ilçesinde kurulan Sürmene Gençlik, 1952 yılında ayni ilçede kurulan Zafer Gençlik, 1953 yılında kurulan Yolspor 1955 yılında kurulan Yalıspor bu takımların başında geliyordu
1930'lu yıllarda başlayan İdmanocağı, İdmangücü rekabeti 1940'lı, 1950'li, 1960'lı yıllarda olanca şiddetiyle devam ediyordu

Bu gitgide rekabetten öte boyutlara varmaktaydı

Ocaklı ve Güçlü olmak Trabzon'da adeta bir spor mezhebi haline gelmişti

En kötü sezonlarda bile rekabetlerinden hiç bir şey kaybetmiyorlardı
Trabzon öylesine ikiye ayrılmıştı ki Ocaklılar Sari Kırmızı diye İstanbul'daki Galatasaray'ı İdmangüçlülerse Yeşil Beyaz renklerine rağmen Fenerbahçe'yi destekliyorlardı

Rekabet bir de bu sekliyle alevlenmişti

Bu arada renkleri Sarı Lacivert olan Necmiati bile bu rekabetin dışında kalmıştı

Aslında bu büyük rekabetten en karlı Trabzon futbolu çıkıyordu

Öncelikle şehirde futbol tutkusu körüklenmişti

Bu büyük rekabetten doğan büyük iddia Trabzon'da büyük yıldızların çıkmasına neden olmuştur

Ancak, Trabzon insanının alın yazısı olan gurbetçilik 1930'lu yıllarda Trabzon'daki futbol yıldızlarının kaderine tesir etmişti

Pek çoğu yüksek öğrenim uğruna ana kucaklarını baba ocaklarını terk etmek zorunda kaldılar

Gittikleri İstanbul ve Ankara'da sürdürdükleri futbol yaşamlarında gerçekten büyük yıldız oldular

Bir Hasan Polat ve kardeşi Ali Polat Ankara Gençlerbirliği'nde , bir Selim Satıroğlu, Ahmet Karlıklı Galatasaray'da bir Taka Naci, Zekeriya Bali Fenerbahçe'de, Nazmi Bilge Beşiktaş'ta yıldız futbolcu oluverdiler
1962-63 sezonunda tüm yurtta bir İl takımı kurulması öngörülmüştü

Zamanın Futbol Federasyonu Başkanı Orhan Şeref Apak, Türkiye liglerini güçlendirmek ve tüm yurda yaymak amacıyla bir seferberlik başlatmıştı

Her ilde bir futbol takımı kurup Türkiye liglerinde yer alması seferberliği büyük bir hızla devam ediyordu

Trabzon elbette ki bunun dışında kalamazdı

Yalnız bir İl Kulübü kurulmasının en zor olan illerin başında kuşkusuz Trabzon gelmekteydi

İdmanocağı, İdmangücü rekabeti Trabzon futboluna öylesine hakimdi ki bu iki kulübün bir çatı altında toplanmasına imkan yoktu

Nitekim böyle bir girişimde bulunmak isteyen bir avuç idealistin daha ilk çalışmalarında bunun imkansız olduğu gerçeği bir kez daha anlaşılmıştı
Tüm Trabzonlular, Trabzonspor adıyla bir kulübün kurulmasını yürekten arzuluyorlar, ancak bu işi bir türlü gerçekleştirememenin ezikliğini yaşıyorlardı

Yetkililerinde araya girmesi, sonucu pek değiştirmiyordu Ocaklılar da, Güçlüler de yeni kurulacak kulüpte kendi isimlerinin, hatta renklerinin hakim olmasını istiyorlardı ve bu konuda en ufak bir fedakarlıkta bulunmuyorlardı

Her gün, her akşam toplantı üstüne toplantı yapılıyordu

Bazen tam bir anlaşma zemini ortaya çıkıyor ama yine en ufak bir ayrıntı her şeyi berbat ediyordu

Havaya silahlar atılıyor, karakollara, hatta mahkemelere kadar uzanan olaylara rastlanıyordu

Öte yandan Futbol Federasyonunun il kulüpleri için tanıdığı sürenin de sonu yaklaşıyordu
21 Haziran 1966 tarihinde İdmanocağı, Martıspor ve Yıldızspor'un da katılımı ile sarı Kırmızı renkler altında Türkiye 2

Ligine alındı

Ancak, resmi bir yazının süresi içinde ilgili yere tebliğ edilmediği için İdmanocağı'nın İkinci ligde oynaması durduruldu

Bu tarihten yaklaşık bir ay sonra 20 Temmuz 1966'da bu kez İdmangücü, Karadenizgücü, Martıspor ve Yolspor'un katılmasıyla Trabzonspor Kırmızı-Beyaz renklerle kuruldu

Ne var ki İdmanocağı buna karşı çıktı

Danıştay'da açtığı dava ile yürütmeyi durdurma kararı alınınca ortalık yine karıştı

Trabzon'daki gergin durum üzerine araya Zamanın Beden Terbiyesi Genel Müdürü Ulvi Yenal girdi

Ulvi Yenal, İdmanocağı ve İdmangücü'nün birleşmemeleri halinde iki kulübünde Türkiye 2

Ligine alınmayacağını bildirdi

Bu durum Trabzon'da ve her iki kulüp çevresinde "Sok" etkisi yaratmıştı

Birleşmeleri büyük sorun olan bu iki kulübün, birleşmemeleri halinde Trabzon Türkiye liglerinde temsil edilemeyecekti

Trabzon'daki geceli gündüzlü yapılan ve büyük tartışmalara neden olan toplantılar sonunda 2 Ağustos 1967 günü İdmanocağı ile İdmangücü birleşmesi gerçekleşti ve Trabzonspor; İdmanocağı, İdmangücü, Karadenizgücü ve Martıspor'un birleşmesi ile ortaya çıktı
Artık bütün resmi işlemler tamamlandıktan sonra sıra gelmişti Trabzonspor'un renklerine

Renk bulmak öyle kolay olmadı

Trabzon'da uzun yıllar süren İdmanocağı-İdmangücü rekabetinde Sari-Kırmızı ve Yeşil-Beyaz renkler hakimdi

Trabzonspor'un renkleri bu renklerin dışında olmalıydı

Trabzon'u ve Karadeniz'i simgeleyen renkler aranıyordu

Bu konuda yarışma açılması da gündeme geldi ancak sonra vazgeçildi

Renk için geceli gündüzlü toplantılar düzenleniyordu

Dört toplantıdan sonuç alınamamıştı

Beşinci toplantıda her şey bitecekti

Artık taraftarın da sabrı kalmamıştı

Dönemin Federasyon Başkanı Orhan Şeref Apak sorunu çözmeye çalışırken Federasyon Genel Müdürü Ulvi Yenal'ın makamında toplanan taraflar iki kulübün renklerinden farklı bir rengin seçilmesi üzerinde yoğun tartışmalar gerçekleştirirler

Yaşanan gelişme üzerine sabrı taşan Yenal iki kulübün temsilcilerinden birer renk seçmesini talep eder

Böylelikle İdmanocağı grubu "koyu bordo", İdmangücü ise "açık mavi" üzerinde görüş bildirir

Sonuçta Trabzonspor'u kuran iki köklü kulüp renk konusunu "BORDO-MAVİ" diye karara bağlarlar

Böylece bir haftadır şehirde süren renk kavgası sona erer ve Trabzonspor Bordo-Mavi renklerine kavuşur
DİĞER BRANŞLAR
1) Atıcılık
2) Atletizm
3) Basketbol
4) Bilardo
5) Judo
6) Masa Tenisi
7) Paletli Yüzme
Tenis
9) Vücut Geliştirme ve Fitness
10) Yüzme
11) Boks
12) Briç
13) Güreş
14) Halk Oyunları
15) Hentbol,
16) İşitme Engelliler Sporları
17) Jimnastik
18) Satranç
19) Sutopu
20) Voleybol
21) Yelken
STADYUM
Trabzon'daki maçların oynandığı Hüseyin Avni AKER Stadyumu 1951 yılında temeli atılmış ve 2400 kişilik düşünülmüştür

1967 yılında kapalı tribün ilavesi yapılmış, 1981 yılında ise açık tribün büyütülmüştür

1994 yılında açık tribünün, uzay kafes modeli ile üzeri kapatılmış ve stadyumun ışıklandırılması yapılmıştır
Hüseyin Avni Aker Stadyumu
Kapasite
VIP-1 Tribün : 554
VIP-2 Tribün : 782
Kapalı Tribün : 3203
Maraton Tribün : 10

650
Açık Tribün : 4370
Protokol : 110
Basın : 150
TOPLAM : 19

819
25

000 m² alan, 26 tane bilgisayar kontrollü giriş kapısı, çim yüzeyli saha, atletizm pisti, 520 kişilik şeref tribünü, 150 kişilik basın tribünü, naklen yayın odası, skorbord kontrol odası, bilgisayarlı kapı girişi kontrol odası, maraton tribününün altında antrenman amaçlı 7 adet spor salonu, kapalı tribün altında 4 adet soyunma odası, hakem odası, şeref salonu, basın odası, tesis amir odası, antrenör odası, doping kontrol odası, VIP salonuna sahip olan Hüseyin Avni AKER Stadında kapalı tribünü genişletme çalışmaları 1998 yılında sona ermiş ve tribüne modern bir görünüm kazandırılmıştır

Kapalı tribünde 1 adet restaurant, 1 adet kafeterya ve sekizer kişilik 18 loca bulunmaktadır

Bunun dışında Maraton ve Kale arkası tribünleri koltuklarla kaplatılıp UEFA Standartlarına uygun hale getirilmiştir

Stadyumumuzda tel örgüler kaldırılmış olup tüm müsabakalar tel örgüsüz olarak oynanmaktadır
