
07-23-2008
|
 |
Özel Üye
|
|
Üyelik tarihi: Jul 2008
Nerden: SoNSuZLuGuN SoNuNDaN
Mesajlar: 808
|
|
Ah yüreğim ! bu neyin direnişi
---YÜREĞİM BU NEYİN DİRENİŞİ---
Bir zorluğun çelişkisi yetti,cesur saydığım yüreğim
Öfkeyle kırdığım kalemimin kırık ucuyla,
yine yalnızlığımı bekleyen satırlar karalıyorum buruşmuş sayfalara…
Ah yüreğim ! bu neyin direnişi
Bak!  Ölü turnalar düşüyor,mavisi yontulmuş gökyüzünden…
hükümsüz yargılanıyorum yar’in duruşmalarında…
Oysa karmaşık bir bulmacadan düşürmüştüm bu sevdayı…
Belki de yaralarımın en kabuklu zamanından…
Ama Yanıldım ! 
Hayın karanlık bu sevda…Sonu ilmek…Yolu süngü…
Tadı dilime zehir gecelerin ,uykularıma batan hançeri
Yeter yüreğim! Bu neyin direnişi 
Kaç yağız at çatladı koşarken içimde…
ve kaç kez alnımdan vurdu beni zehir zemberek sözler…
Uykusuz gecelerin koynunda
ağrılarla kapanmaya çalışıyor göz kapaklarım
yankısı kalmamış bir sesi bekleme sendromlarında
büyümenin ne anlamı var ki ?
Söyle deli yüreğim ,Bu neyin direnişi 
Derin bir neşter yarasının altından
damla damla sızarak terk ediyor beni tutunduğum umutlarım…
Dumanaltı bir odanın en kederli yerinde ,
azarlanmış hayallerimin kuşatmasında ,
çoğul acılar ,tekil yalnızlıklar ve çatışma sonrası
sancılarla kalakalıyorum kanlı meydanlar ortasında…
“Kurtulursam ,bu aşk’la kurtulurum” dediğim için
başkada bir planım kalmadı artık…
Zaten berbat bir cümleydi,
kalemimi Aşk’a kanattığım günler…
Başaramadım…
Hırçın dalgaların dövdüğü bir kıyının haykırışları içinde duruyorum…
Ama yaşamak zorundayım uçurumların ucunda…
Olası bir tufan zorluyor kapılarımı…
Yeni bir gemi inşa ediyorum göğsümdeki kemiklerden…
Rehin bırakıyorum düşlerimi durgun sahillere…
Kalın kışlık paltomu giyip üstüme,
çıkıyorum buz gibi yolculuklara…
Omuz vermeyin tabutuma,
kendi ellerimle taşıyacağım cesedimi…
Okyanus dalgalarında geride bıraktığım
tüm aşkları selamlıyorum ölümbaz bakışlarımla…
Gidişimi Yâr hazırladı ,ben tetiği çekiyorum…
Ölürken bile masum değil yüzümün rengi…
BİZİMKİ AYRILIK DEĞİL !
Yokluğunla durmadan savaşıyorum
sensizlikte kendimi bile kaybediyorum
hayatın bir oyunu deyip kalbimi avutuyorum
yine akşam oldu, buram buram hasretin yüreğimde
hiçbişey senin yerini doldurmuyor ki,
çok geceler oldu uyayamadığım
kabuslarla birden uyandığım
yokluğunda ağladığım;ama yılmadığım
saymadım gittinden beri geçen zamanı
döneceksin birgün biliyorum
şimdi sessizliğe bürünmüş lal misali
yollarını özlemlerimle beraber gözlüyorum
şimdi tek sırdaşım kağıtlar oldu
şimdi tek tesellim resimlerin oldu
şimdi tek sevdiğim yokluğunda bile sen oldun
şimdi hayalin bile güzel geliyor
yapraklar dökülüyor,mevsimlerden sonbahar
sonbahar için ayrılık derler ya
ben biliyorum ki bizim sonbaharımız olmayacak
bizimki ayrılık değil
bizimki ayrığa direnecek 
|