Türkiye'nin En Güncel Forum Sitesi
Peygamberler & Sahabiler & Evliyalar icinde SiyeR (Peygamberimizin Hayatı) konusu , “Hamd, Allah içindir O’na hamd ediyor, O’ndan yardım diliyorum Nefislerimizin şerrinden ve amellerimizin kötülerinden Allah’a sığınırız Allah’ın hidayete erdirdiğini kimse sapıtamaz, O’nun sapıttığınıda kimse hidayete erdiremez Şehadet ederimki; Allah’tan başka ...
|
|||||||
| Anlık İletiler | Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
||||
|
Evet, yahudi şairlerinden Kâ'b bin Eşref'in katledilmeden önce söylediği; müslümanları yeren, maktül Kureyşlileri öven mersiyelerini, islâm hanımlarından Meymüne binti Müryed'in şiirleri karşıladı
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ama; kim bu Kâ'b bin Eşref? Bu öyle bir kimse ki, "yahudi şairlerinden" cümlesi O'nu ifadeye yetmez Bu sebeple Kâ'b bin Eşref'i daha yakından tanıyalım Zira, O'nun islâm tarihinde kendine mahsus bir yeri var![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Şanlı Bedr Destanı, sade Mekke müşriklerinde değil; onlarla beraber Medine yahudi ve münafıklarında da büyük bir mânevi çöküntüye yolaçtı Aralarında şöyle konuşuyorlar:-Bundan sonra Muhammed'in karşısında kimse duramaz ![]() ![]() ![]() Öylesine korkmuşlar ![]() ![]() tâ iliklerine kadar![]() İşte bu korku, büyük bir kin ve düşmanlık doğurdu O kadar ki, İki Cihan Güneşi'ne selâm verirken bile bozukluklarının icabını yapıyorlar Hazreti Aişe validemiz radıyallahü anha rivayet buyuruyorlar:-Bir gün bazı kimseler, Resulullah'ın yanına geldiler Gelenler, güya Peygamberi selâmladılar ama bu verdikleri selâm, selâm değildi; hemen dikkatimi çekmişti![]() ![]() ![]() yahudiler, Efendimizin yanına girerken selâm verir gibi yapıp kelimeleri ağızlarında geveleyerek "essamu aleyke" demişlerdi; yani "ölüm sana olsun" Bu adi kurnazlığı yakalayan Resulullahın sevgili eşi ve müminlerin can annesi, hakettikleri cevabı bir tokat gibi soysuzların suratına çarptı:-Ölüm ve lânet size olsun! Bu söz yahudileri öyle yakalamıştı ki, neye uğradıklarını şaşırdılar ![]() ![]() hafifliklerine ânında iyi bir ders almışlardı![]() Ama asıl dersi Kâinatın en üstünü verdiler: -Sakin ol ey Aişe! Allah, her işde yumuşak olmayı sever! -Evet ama; bunların ne dediklerini duymadınız mı ya Resulallah? -Duydum ve "ve aleyküm / size de olsun" diyerek mukabele ettim, buyurdular ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Bundan sonra Sevgili Peygamberimiz, müminlere bir kıstas verdiler: -Yahudiler size "essamu aleyküm" derlerse siz de onlara "ve aleyküm" dersiniz ![]() İşte Kâ'b bin Eşref, Bekara suresinin kelimeleri ile bu "yahudi şeytanlarından" biri ![]() ![]() kuvvetli bir şair Söylediği şiirlerle Efendimizi ve fedakâr arkadaşlarını kötülüyor İslâm düşmanlarını tahrik ediyor![]() ![]() ![]() Bedr zaferini Medine'ye gelen müjdecilerden işitince inanamadı Fakat bunun taş gibi katı bir gerçek olduğunu anlayınca sanki kudurmuş ve soluğu Mekke'de Muttalib bin Ebi Vedaa'nın yanında almıştı Bu müşrik ve karısı Âtike, Kâ'b'ı bir ulu misafir gibi ağırladılar Kâ'b ise Bedr'de öldürülüp kuyulara atılan anlı-şanlı kâfirler için yakıcı şiirler söyledi Hem ağlıyor; hem dinleyenleri ağlatıyordu![]() -Bize artık hayat değil; ölüm yakışır! ![]() ![]() diyor ve Mekke'yi müslümanlar üzerine kışkırtıyordu![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kâ'b, içindeki ufuneti Mekke'ye dökdükten sonra geldiği gibi yine gizlice Medine'ye döndü Kâ'b'ın dönüşü hemen Peygamber Efendimize haber verildi![]() Buyurdular ki: -Ya Rabbi! Müslümanları Kâ'b bin Eşref'in kötülüklerinden koru ![]() Ve aziz eshabına dönerek sual buyurdular: -Allahü teâlâ ve Resulüne eza eden Kâ'b'ın şerrinden müminleri kim kurtarır? ![]() ![]() hem dili, hem eli ile islâmiyete zarar veren bu adamın süt kardeşi Muhammed bin Müslime söz aldı:-Ey Allah'ın Resulü! Kâ'b bin Eşref'i ben katledebilir miyim? Peygamberimiz, tam yetki verdiler: -Elinden ne gelirse yap! -Başüstüne ya Resulallah! Bu hususta kiminle istişare etmemi tavsiye buyurur sunuz? -Sa'd bin Muaz'la ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Muhammed bin Müslime radıyallahü anh, Sa'd radıyallahü anh'a gitti Hazreti Sa'd bin Muaz dedi ki:-Bir kaç arkadaş biraraya gelerek Kâb'a gidin ve fakir ve muhtaç düştüğünüzü ve bu sebeple borç erzaka ihtiyacınız olduğunu söyleyin ve kendisinden yardım isteyin Fakat ne yapıp ederek O'nu hisardan dışarı çıkarmaya bakın Dışarı çıkınca da işini bitirirsiniz![]() ![]() ![]() Evs kabilesinden beş kişi toplandı ![]() ![]() ![]() Muhammed bin Müslime, Sultan bin Selâme, Abbad bin Bişr, Haris bin Evs, Ebu Abes bin Cebr![]() Bu beş kişi, aralarında konuşarak bir karara vardılar Önce Muhammed bin Müslime ile yine saldırgan kâfirin süt kardeşlerinden olan Sultan bin Selâme, Kâ'b'a giderek O'nu zor ve yardıma muhtaç vaziyette olduklarına inandıracak ve ödünç erzak vermeye ikna edeceklerdi![]() Öyle yaptılar ![]() İki mümin, yahudinin hisarına gittiler Kâ'b onları karşısında görünce şaşırdı![]() -Ooo süt kardeşlerim gelmiş? -Elbette geleceğiz Gelmeyelim mi yani?-Niçin? -Şöyle bir oturalım da anlatalım ![]() -Buyurun ![]() ![]() -Evet! Ey Kâ'b! Ey kardeşimiz Muhammed yüzünden akrabalarla aramız açıldı Geçim darlığındayız Çoluk-çocuk perişan![]() -Daha beter olun! -Sebep? -Sebebi var mı? O adama uymayın diye kaç kereler yalvardım? Dinlediniz mi? -Haklısın Ama biz ve daha bir kaç arkadaşımız zor şartlardayız Senden ödünç erzak istiyoruz Borcumuza karşılık ne rehin istersen veririz![]() -Kadın veya çocuklarınızdan birini rehin verirseniz bir şeyler düşünürüz ![]() İki müminin tüyleri diken diken oldu: -Olur mu ya Kâ'b? Böyle bir şey nasıl teklif edersin? Bari mertçe "başka kapıya" de Servetimizden olduk; şerefimizden de mi olalım?-Olmayın! -Öyleyse? -Alacağımı teminat altına alan sağlam rehin isterim ![]() -Silahlarımızı sana bırakalım Beş kişinin hançer, kılıç, kalkan, ok, yay ve mızraklarına ne dersin?Kâ'b biraz düşündü ve donuk bir yüz ifadesi ile muhataplarına cevap verdi: -Olabilir ![]() ![]() -Öyleyse bize müsaade Arkadaşlarımıza haber vererek rehinleri getirelim Sen de erzakı hazırlat!![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Bu bahane ile yahudiden ayrılan iki mümin, yeniden öbür üç arkadaşları ile buluşarak Peygamberimize gittiler Ve gelişmeleri arz ettiler![]() Efendimiz, Hicri üçüncü yıl, Rebiülevvel ayının ondördüncü gecesi bu sahabileri Bakı'ya kadar uğurladılar ve hayr-duada bulundular: -Allah'a emanet olun! Ya Rabbi sen yardımcıları ol ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Beş mücahid, Kâ'b'ın hisarı önüne geldiler ![]() Sultan bin Selâme aşağıdan seslendi: -Ya Kâ'b!!! Biz geldik, rehinler de yanımızda! İstersen sen de buraya gel! Şaşkın Kâ'b cevap verdi: -Geliyorum! Halbuki "siz yukarı gelin" diyebilirdi Ama bu basit teklifi yapamadı Peygamber duası ile yola çıkmış müminler karşısında şaşırmıştı![]() ![]() karısının ikaz ve itirazları da kâr etmedi:-Gitme ya Kâ'b! Gecenin bu saatinde bilmedik insanların arasında ne işin var? Sesleri sanki kan kokuyor! -Korkma! Onlar öyle kimseler ki, beni uykuda görseler uyandırmaya kıyamazlar ![]() -Bari dışarı çıkma; damdan konuş ![]() -Hayır; korkma dedim ya! -Kâ'b söz dinle! Hiç değilse bir kaç adamla yanlarına git ![]() ![]() -Kendime "korkak" dedirtmem ![]() ![]() ![]() kadın ağlamaklı bir sesle bağırmaya başladı:-Bu iş bana sıkıntı verdi Sonu iyi değil!Kâ'b sertleşti: -N'olursa olsun gideceğim! ![]() ![]() ve gitti![]() Sıcacık yatağından çıkarak, genç hanımının çırpınışlarına zerrece aldırmadan ve yanına kimseyi de almadan kale kapısına yürüdü; sürgüyü çekerek ağır kapıyı araladı ve müminlerin yanına vardı ![]() ![]() ![]() ![]() Hoş-beşten sonra bir saat kadar ödünç ve rehin meselelerini görüştüler ![]() Muhammed bin Müslime birden farketmiş gibi: -Bu gece ne güzel bir mehtab var, dedi ![]() Diğer arkadaşları O'nu doğruladılar: -Sanki gündüz Şu yıldızlara bakın; elini uzat da topla![]() -Haydi öyleyse Acuz vadisine doğru uzanalım Ne öyle, bir saattir kalakaldık şurada!![]() ![]() Kâ'b bir ânda kendini misafirleri arasında yürüyor buldu ![]() Böcek sesleri ile dolu, aydınlık güzel bir geceydi Sultan bin Selâme, Kâ'b'ın saçına eğilerek:-Ya Kâ'b! Ne güzel koku sürünmüşsün! -Elbette bu muhitin en güzel kadınları ile ben evliyim ![]() Muhammed bin Müslime de süt kardeşinin saçlarına uzandı: -Hakikaten güzel bir kokuymuş ![]() Kâ'b bin Eşref şişti ![]() Sultan, Kâ'b'a doğru uzanırken: -Nadir ve bayıltıcı bir şey ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() derken kuvvetli pençeleri ile Kâ'b'ın örgülü saçlarından öyle bir kavradı ki, yahudi'nin kurtulması artık imkânsızdı![]() -Ahh! N'oluyor ya Sultan! Bırak saçlarımı! Kalleş!! İmdaat! Bırakın beni! Ahhh! ![]() ![]() ![]() Sultan bin Selâme, can havliyle elinden kurtulmaya çalışan düşmanı zaptetmeye uğraşırken bağırıyordu: -Vurun Allah düşmanına! Müslümanlar aleyhine şiirler yazarsın ha! ![]() ![]() kılıçlar inip kalkmaya başladı Muhammed bin Müslime, hançeri ile kâfirin karnını göğsüne kadar yardı; bir kılıç darbesi ile de kafası gövdesinden ayrıldı![]() Kâ'b, can verirken öyle müthiş bir çığlık kopardı ki, bütün vadi yankılandı ![]() Gecenin sükûnetinde şaşkına dönen insanlar, pencerelere üşüştüler ![]() Müminler, öyle bir hırsla kılıç vurmuşlardı ki, arkadaşlarından Haris bin Evs de yaralanmıştı; O'nu ve Kâ'b'ın kanlı kafasını alarak hızla Acuz Vadisini terkettiler ![]() Yahudiler, peşlerine düştülerse de, müslümanlar, izlerini kaybettirmeyi başardılar ![]() Vur-kaç ekibi, tekbir sesleri ile gelirken sabaha karşıydı Tekbir seslerinden Kâ'b şirretinin kellesinin getirilmekte olduğunu anlayan Sevgili Peygamberimiz, kalkıp namaza durdular![]() Ve; namazdan sonra mücahidleri evin kapısında karşılayarak kendilerini tebrik ettiler Yaralı sahabinin yarasına mubarek tükrüklerinden bir mikdar sürdüler, yara iyileşti![]() ![]() ![]() ![]() Ertesi sabah Resulullah hazretleri buyurdular ki: -Yahudi ricalinden öldürmeye muktedir olduklarınızı öldürünüz Zira onlar, aramızdaki anlaşmayı çiğnediler![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Biraz sonra da yahudiler geldi Panikte idiler Bir yahudi:-Adamların bu gece büyüklerimizden Kâ'b bin Eşref'i kaçırıp öldürdüler ![]() Başka bir yahudi: -Hem de sebepsiz yere öldürüldü! Peygamberimiz, şamatacıları susturdular: -Eğer yerinde rahat dursaydı kimse kılına bile dokunmazdı Ama o öyle yapmadı Şiirleri ile bizleri çok incitti Münkirleri üzerimize kışkırttı İçinizden başkaları da aynı hatayı işlerse, onlara da layık oldukları ceza verilir! Haberiniz olsun!![]() ![]() ![]() ![]() Bunun üzerine Sevgili Peygamberimiz, bazı müminler ve Medine yahudi liderleri, Remle binti Haris'in bahçesindeki hurma ağacının altında bir araya gelerek bir barış andlaşması/sulhname yaptılar Andlaşma saklanmak üzere Hazreti Ali'ye verildi![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Kâ'b'ın katli yahudileri bir güzel hizaya getirdi; sinmişlerdi Peygamber Şairi Hasan bin Sabit, yazdığı bir şiirle Kâ'b'ın öldürülmesindeki hüner ve ustalığı methü senâ eyledi![]() ![]() ![]() Haykırmak istersin sesin kısılır,Yalvarırsın ama kimse seni istemez…İşte o zaman hayatın anlamını anlayacaksın…Ve o günün gelmesi için diz çökeceksin…Sen de gölge olacak bir bedene saplanacaksın,Ve kabus olacak her saniyen…Tıpkı benim sen senin de ben olman gibi… ”…Şimdi Günahlarım Yıkıyor Bedenimi…”
|
|
||||
|
Efendimiz’in vefatı ve sonrasında yaşananlar ashab için yeni bir imtihan olmuştu
Hz Ömer (ra) ölümü bir türlü kabul edemezken, Hz Ebû Bekir ise her zamanki soğukkanlılığıyla onu ve diğer ashabı sakinleştiriyordu Rasûlullah’ın (sas) vefât haberi, ashâb üzerinde büyük bir hüzün meydana getirdi Daha sabahleyin ayağa kalkmış halde görmüşler, iyileşiyor diye sevinmişlerdi Acı haber, herkesi şaşkına çevirdi Münâfıklar ise, “Hak peygamber olsaydı, ölmezdi![]() ![]() ” gibi küstahça sözler söylemişler, ortalığı bulandırmışlardı Bu duruma sinirlenen Hz Ömer, kılıcını çekerek, “Rasûlullah (sas) ölmemiş, bayılmıştır Kim Muhammed öldü derse, boynunu vururum ” diyordu Böyle bir hengâmede metânetini muhâfaza edebilen sâdece Hz Ebû Bekir oldu: -Sizden her kim Muhammed’e (sas) tapıyorsa, iyi bilsin ki, O (sas) öldü Her kim Allah’a kulluk ediyorsa, iyi bilsin ki, Allah bâkîdir, asla ölmez ” dedi ve şu anlamdaki âyetleri okudu: “Muhammed ancak bir peygamberdir O’ndan önce de nice peygamberler geçti Eğer o ölür, veya öldürülürse geri mi döneceksiniz Her kim geri dönerse, Allah’a hiçbir zarar vermez Allah şükredenlerin mükâfatını verecektir ” (Âl-i İmrân Sûresi, 144) Hz Ebû Bekir’in sözlerini ve âyetleri dinleyince herkes kendine geldi Aynı gün Benî Saide sofasında toplandılar Hz Ebû Bekir’i halife seçtiler (1 Rabiulevvel 11 H / 27 Mayıs 632 M ) Rasûlullah’ın (sas) cenâzesi, halîfe seçimi yapıldıktan sonra, salı günü yıkanıp hazırlandı Son hizmetinde bulunabilmek isteyen herkes, Hz Âişe’nin odası önünde toplanmıştı Bu yüzden Hz Ali odanın kapısını kapattı, içeriye kimseyi almadı Yalnızca Ensar adına Bedir mücâhidlerinden Havlî oğlu Evs içeri alındı Rasûl-i Ekrem’in (sas) mübârek vücûdu, bir sedir üzerine konuldu Dış elbisesi soyuldu Yıkama işini bizzat Hz Ali yaptı Amcası Abbâs ile oğulları Abdullah, Fazl ve Kusem, cesedin çevrilmesine yardımcı oldular Üsâme ile azadlı kölesi su döktüler İç gömleği çıkarılmayıp vücûdu üzerinden ovulduğu için Hz Ali’nin eli Rasûlullah (sas)’in mübârek vücûduna dokunmamıştır Cenâzelerde genellikle görülen koku ve nahoş şeylerden hiçbiri O’nda yoktu Bu yüzden Hz Ali, “Hayâtında da pâksın, ölümünde de pâksın ” diyerek yıkadı Üç parça beyaz pamuk bezi ile kefenlenip odanın kapısı açıldı Mübârek naaş, sedirin üzerine konmuştu Önce erkekler, sonra kadınlar, en sonra da çocuklar ayrı ayrı namazını kıldılar Rasûlullah (sas) hayâtında olduğu gibi ölümünden sonra da herkesin imâmı olduğu için, O’nun cenâze namazında kimse imâm olmadı Hz Âişe’nin odası küçüktü Bu yüzden namaz, gece yarısına kadar devâm etti Efendimiz (sas), “Cenâb-ı Hak, peygamberlerin ruhunu, onların defnedilmesini istediği yerde kabzeder ” buyurmuştu Bu sebeple Rasûlullah (sas)’ın kabri, Hz Âişe’nin odasında, üzerinde son nefesini verdiği döşeğin serildiği yerde, Ensâr’dan Ebû Talha tarafından kazıldı Salıyı çarşambaya bağlayan gece yarısı defnedildi (2/3 Rabiulevvel 11 H-28/29 Mayıs 632 M ) Mübârek cesedini, kabri saâdete Hz Ali, Fazl, Üsâme ve Avf oğlu Abdurrahman indirdiler Hz Âişe, “Biz Rasûlullah (sas)’in defnedildiğini, çarşamba gecesi gece yarısı duyduğumuz kürek seslerinden anladık ” demiştirHaykırmak istersin sesin kısılır,Yalvarırsın ama kimse seni istemez…İşte o zaman hayatın anlamını anlayacaksın…Ve o günün gelmesi için diz çökeceksin…Sen de gölge olacak bir bedene saplanacaksın,Ve kabus olacak her saniyen…Tıpkı benim sen senin de ben olman gibi… ”…Şimdi Günahlarım Yıkıyor Bedenimi…”
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Peygamberimizin Vakarı ve Sükutu | betul_1905 | Peygamberler & Sahabiler & Evliyalar | 0 | 05-13-2008 16:25 PM |
| Peygamberimizin Kölelere Şefkati | betul_1905 | Peygamberler & Sahabiler & Evliyalar | 0 | 05-13-2008 16:13 PM |
| Peygamberimiz (S.A.V) Örnek Ahlakı | betul_1905 | Peygamberler & Sahabiler & Evliyalar | 0 | 05-05-2008 19:03 PM |
| Esma-i Ashab-ı Kiram (Ridvanullahi aleyhim ecmain) | betul_1905 | Peygamberler & Sahabiler & Evliyalar | 0 | 04-10-2008 23:11 PM |
| Atatürk'ün Hayatı Ve Kişiliği | SouL_OF_RocK | Gazi Mustafa Kemal Atatürk | 0 | 02-17-2008 03:01 AM |