
05-13-2008
|
 |
Bayan Üye
|
|
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 1.483
|
|
Seyyid Nur Muhammed Hazretleri (k.s)
Seyyid Nur Muhammed hazretleri, evliyanın büyüklerindendir Silsile-i aliyyenin yirmi altıncısıdır Seyyid olup soyu Peygamber efendimize ulaşır Türbesi, Hindistan´ın Delhi şehrindedir
Seyyid Nur Muhammed Bedâyuni hazretleri, ilmini ve feyzini imam-ı Rabbani hazretlerinin torunu, büyük âlim ve mürşid-i kamil Muhammed Seyfüddini Faruki´den aldı Onun derslerinde ve sohbetlerinde yetişip icazet aldı İlimde o kadar yükselmişti ki zamanının yegane âlimi ve rehberi idi
İnsanlar ondan feyz almak için sohbetine koşmuşlardır Bir teveccühü ile talebelerinin kalbleri zikretmeye başlardı "Sokakta günahkârla karşılaşmak kalbde zulmet hasıl eder" buyurur ve talebelerinin hangi günahı işleyenle karşılaştığını haber verirdi Yetiştirdiği talebelerin en meşhuru ve halifesi, "Mazhar-ı Cân-ı Cânân" hazretleri olup, evliyanın büyüklerindendir
Şüpheli şeylerden ve haramlardan sakınma hususunda gayreti son dereceye ulaşmıştı Yiyeceği ekmeğin ununu helalden tedarik eder, hamurunu kendi yoğurup, pişirir ve iyice acıkınca azar azar yerdi Tasavvufta ilahi aşk ile kendinden geçme hâli pek ziyade idi 15 sene bu hâl üzere yaşadı ve tasavvufi hâllere gark oldu Ömrünün son zamanlarında bu hâlden ayıklık hâline dönmüştür
Sünnet-i seniyyeye uymakta, edeplerde de Peygamber efendimize tâbi olmakta büyük bir dikkat gösterirdi Peygamber efendimizin hayatını ve yüksek ahlakını anlatan kitapları devamlı yanında bulundurur, bunları okuyup, hâllerinde ve işlerinde Resulullah efendimize uymaya çalışırdı
Bir defasında helâya girerken, yanlışlıkla önce sağ ayağını içeri atınca tasavvuftaki hâlleri bağlandı Üç gün Allahü teâlâya yalvarıp, niyazda bulunduktan sonra hâlleri tekrar açıldı
Daima murakabede bulunurdu Böylece, Allahü teâlâdan başka her şeyi unutup, Allahü teâlâya yönelerek çok ibadet yaptığından beli bükülmüştü
Bir gün birisi yiyecek bir şey hediye getirmişti Kendisine takdim edilince, "Bu yiyecekte bir zulmet gözüküyor, lütfen bir araştırınız!" buyurdu Bu yiyecek helaldendir diye arz ettiler Fakat araştırınca, bu yiyeceğin gösteriş niyetiyle hazırlandığını anladılar
Dünyaya düşkün olan bir kimse, kendisinden emanet bir kitap istediğinde verirdi Kitap geri getirilince o kitabı bir yere kor üç gün bekletirdi Verdiği kimseden kitap üzerine sirayet eden zulmet, sohbeti bereketiyle dağıldıktan sonra alıp okurdu
Bir defasında bir talebesi huzuruna giderken, yolda gözü yabancı bir kadına takılıp ona bakmıştı Hocasının huzuruna girince, sende zina zulmeti görüyoruz buyurarak yabancı kadına bakması sebebiyle günaha girdiğine işaret etmiştir
Eshab-ı kirama düşmanlık besleyen, rafizi iki kişi , rafizi olduklarını saklayıp, kendisine tâbi olmak istediklerini söylemişlerdi Onlara, "Önce bozuk itikadınızdan vazgeçin sonra tâbi olma arzusunda bulunun" buyurdu Biri, bu kerameti görünce, hemen tevbe edip, sapık itikadından vazgeçti
Kendisi anlatır:
"Bir gün hocamın kabrini ziyarete gitmiştim Kabri başında murakabeye daldım, hocamı kabrinde görüp, konuştum Kefeni ve bedeni hiç çürümemişti Sadece ayaklarının alt kısımlarına toprak tesir edip hafif dökülmüştü Bunun sebebini kendisinden sordum, dedi ki: "Sahibinden izinsiz, o geldiği zaman geri vermek niyetiyle bir taş alıp, abdest aldığım yere koydum Abdest alırken o taşın üzerine bastım Ayaklarımda gördüğün toprağın tesiri bu sebepledir "
Haykırmak istersin sesin kısılır,Yalvarırsın ama kimse seni istemez…İşte o zaman hayatın anlamını anlayacaksın…Ve o günün gelmesi için diz çökeceksin…Sen de gölge olacak bir bedene saplanacaksın,Ve kabus olacak her saniyen…Tıpkı benim sen senin de ben olman gibi… ”…Şimdi Günahlarım Yıkıyor Bedenimi…”
|