Güncel Mekan

Güncel Mekan

Türkiye'nin En Güncel Forum Sitesi

Peygamberimizin Vakarı ve Sükutu

Peygamberler & Sahabiler & Evliyalar icinde Peygamberimizin Vakarı ve Sükutu konusu , Vakar; ağırbaşlılık, temkinli davranmak, ciddi, haysiyet sahibi olmak anlamına gelir ki, kibir, gurur ve bencillik gibi kötü huylardan farklıdır Vakar, imandan gelen bir ciddiyet ve ağırbaşlılık iken, gurur, imandaki zaafın ...

Geri git   Güncel Mekan >
..:: Din Bölümü ::..
> Peygamberler & Sahabiler & Evliyalar

Anlık İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et


Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 05-13-2008
betul_1905 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bayan Üye
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 1.483
betul_1905 has a reputation beyond reputebetul_1905 has a reputation beyond reputebetul_1905 has a reputation beyond reputebetul_1905 has a reputation beyond reputebetul_1905 has a reputation beyond reputebetul_1905 has a reputation beyond reputebetul_1905 has a reputation beyond reputebetul_1905 has a reputation beyond reputebetul_1905 has a reputation beyond reputebetul_1905 has a reputation beyond reputebetul_1905 has a reputation beyond repute
Gül Peygamberimizin Vakarı ve Sükutu


Vakar; ağırbaşlılık, temkinli davranmak, ciddi, haysiyet sahibi olmak anlamına gelir ki,
kibir, gurur ve bencillik gibi kötü huylardan farklıdır
Vakar, imandan gelen bir ciddiyet ve ağırbaşlılık iken, gurur, imandaki zaafın bir neticesi olarak görülür
Mesela bir idarecinin makamındaki ciddi olması vakar sayılırken, aynı ciddiyeti evinde sürdürmesi şefkata,
merhamete, samimiyet ve içtenliğe aykırı düşer
Peygamberimiz son derece vakarlı, ciddi ve izzet sahibi idi Onun peygamberlik vakarı,
görene önce bir ürperti ve korku verir, fakat daha sonra onun ne kadar şefkatli bir insan olduğunun farkına varırdı Peygamberlik gibi yüce bir görevi omuzlayan insanın, etrafında bulunan binlerce Müslümana hak ve hakikat dersi veren bir insanın ciddi ve vakarlı olması kadar tabii bir şey yoktur Zaten vakar, peygamberliğin en önemli özelliklerinden birisi olarak belirtilmektedir
Peygamberimiz ciddiyete zarar veren hareketlerde bulunmazdı Onun konuşması hikmetle doluydu
Boş ve lüzumsuz sözler söylemezdi Dedikodu yapmaz; kimsenin aleyhinde bulunmadığı gibi,
başkalarını o halde görürse de engel olurdu
Gülmesi sadece tebessümdü Sadece gülümserdi Gözlerinin içi gülerdi, yüzü ışıl ışıl olurdu,
Tatlı ve şirin bir durum alırdı Sesli olarak gülmez, kahkaha atmazdı
Hoşuna giden bir şey olur veya sevindirici bir haber duyarsa, sadece dişleri görünür ve inci gibi parlardı

Peygamberimizin oturuşu da gayet vakarlı idi Oturduğu zaman cübbesiyle ayaklarını ve dizlerini örter,
elleriyle kendisine çekidüzen verirdi Başkalarını rahatsız edecek veya üzecek hareketlerde hiçbir zaman bulunmazdı Çoğunlukla bağdaş kurarak veya dizüstü otururdu Sağa sola yayılmaz, ayaklarım uzatmazdı
Özellikle kıbleye hiç uzatmazdı
Peygamberimizin yürümesi de vakurdu Sağa sola bakışlarını salmaz, karşıya bakarak sert,
fakat mütevazı adımlarla yürürdü Yürüyüşü yüksekten akan suyu andırırdı
Kısaca, Peygamberimiz konuşmasında, susmasında, oturmasında, yürümesinde, ibadetinde ve bütün yaşayışında vakur bir insandı
Peygamberimizin halinde sükût, yani sessizlik hakimdi Sükûtu çok sever, ihtiyaç olmadan konuşmazdı Güzel konuşmayan veya konuşurken edep ve terbiyeye uymayan kişiden yüzünü çevirirdi
Sahabîlere, "Resulullahla sohbet eder miydiniz?" diye sorduklarında, onlar,
"Evet, fakat o çok az konuşurdu" şeklinde cevap verirlerdi

Peygamberimiz konuşsa dahi az ve öz konuşur, lüzumsuz lakırdı yapmazdı
Ebû Mâlik, babasından Peygamberimizin konuşması ve susması ile ilgili gördüklerini şöyle anlatıyor:
"Biz çocukken Resulullahın (asm) meclisinde otururduk Ben ondan daha az konuşan hiçbir kimse görmedim Bazı Sahabîler konuşup da sözü uzattıkları zaman tebessüm ederdi"
Peygamberimizin üvey evladı Hind ise, Peygamberimizin sükûtunu şu şekilde anlatır:
"Onun sükûtu dört şekilde olurdu:
"Söylenenlere karşı tahammül ve sabrederek, başkalarına sataşmaktan kaçınmak için,
başkalarından hoşuna giden bir hareket görürse takdir manasında ve tefekkür için susardı"
Sükûtu, bedene kolay ve hafif gelen bir ibadet olarak vasıflandıran Peygamberimiz,
bir meselenin mahiyetini bilmeden peşin fikirle konuşan kimseleri de ikaz ederdi

Yine Peygamberimiz, Sahabîlerin sorusu üzerine cihat, oruç ve zekâttan sonra en hayırlı ibadetin sükût olduğunu bildirerek, şöyle buyuruyordu: "Susmak, konuşunca da hayır konuşmak" Muaz bin Cebel'in,
"Dilimizin söylediklerinden mes'ul olur muyuz?" demesi üzerine Peygamberimiz şöyle buyurdu:
"insanları Cehenneme yüzüstü düşürecek olan şey, dillerinden başkası değildir
Kim Allah'a ve âhiret gününe inanıyorsa, ya hayır söylesin, ya da sussun Hayır konuşun,
faydalanın, kötü konuşmayın ki, selâmette olasınız"

Yerinde konuşmanın, boş yere söz söylememenin önemini her fırsatta Peygamberimiz bildirmektedir Bazen de Sahabîlerin sorusu üzerine bu meseleye dikkatimizi çekmektedir

Ubade bin Samit anlatıyor:
Bir gün Peygamber Efendimiz bineğine binerek Sahabîleri ile birlikte bir yolculuğa çıktı
Sahabîlerden hiçbiri onun önüne geçmiyor, hep sağında ve solunda yürüyorlardı Muaz bin Cebel sordu:
"Yâ Resulallah! Allah'tan bizim günümüzü sizin gününüzden önce getirmesini dilerim
Allah o günü bize göstermesin Şayet size bir şey olursa sizden sonra hangi amelleri yapmamızı tavsiye edersiniz?"
Peygamber Efendimiz:
"Allah yolunda cihada devam ediniz"
Muaz:
"Anam babam size feda olsun"
Peygamber Efendimiz:
"Allah yolunda cihad çok iyi bir şeydir Fakat bugünkü insanlar için ondan daha önemli bir şey vardır"
Muaz:
"Ondan daha önemli şey herhalde oruç tutmak ve sadaka vermektir"
Peygamber Efendimiz:
"Oruçla sadaka elbette iyi şeylerdir Fakat onlardan daha önemli bir şey vardır"
Bunun üzerine Muaz iyi bildiği bütün şeyleri sırasıyla söyledi Peygamberimiz hepsine de:
"Daha önemli bir şey vardır" diye cevap verdi
Sonunda Muaz:
"Öyleyse yâ Resulallah açıklayın bize O önemli olan şey nedir?"
Peygamber Efendimiz dilini göstererek:
"Bununla, iyilikten başka hiçbir şey söylememektir" buyurdu

(Mehmet Paksu - Peyğamberimizin Örnek Ahlakı)



Haykırmak istersin sesin kısılır,Yalvarırsın ama kimse seni istemez…İşte o zaman hayatın anlamını anlayacaksın…Ve o günün gelmesi için diz çökeceksin…Sen de gölge olacak bir bedene saplanacaksın,Ve kabus olacak her saniyen…Tıpkı benim sen senin de ben olman gibi…
”…Şimdi Günahlarım Yıkıyor Bedenimi…”
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Peygamberimizin Ahde Vefası betul_1905 Peygamberler & Sahabiler & Evliyalar 0 05-13-2008 15:24 PM
Peygamberimizin Kölelere Şefkati betul_1905 Peygamberler & Sahabiler & Evliyalar 0 05-13-2008 15:13 PM
Peygamberimiz (S.A.V) Örnek Ahlakı betul_1905 Peygamberler & Sahabiler & Evliyalar 0 05-05-2008 18:03 PM
Peygamberimizin Kızları :Hz.Ümmü Gülsüm (r.a) betul_1905 Peygamberler & Sahabiler & Evliyalar 0 05-05-2008 17:49 PM
Esma-i Ashab-ı Kiram (Ridvanullahi aleyhim ecmain) betul_1905 Peygamberler & Sahabiler & Evliyalar 0 04-10-2008 22:11 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:27 PM .


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
BestForumTR, Arge, Güncel, Sitemap, Google Gizlilik Bildirimi