
05-13-2008
|
 |
Bayan Üye
|
|
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 1.492
|
|
Efendimiz (S.A.V.)'in İnfak Anlayışı
Efendimiz Aleyhisselam, tasavvur edilemeyecek kadar bir infak sahibi idi Düşünülemeyecek derecede infak zevki yaşardı Hiçbir şeyi bir dostuyla paylaşmadan yemezdi O kadar maruf olmuştu ki, bir tek hurma gelse, “Bir mü’min gelse de hurmayı paylaşarak yesek” derdi…
Tek başına yemek yemeyi kendisine ve dostlarına yasaklamıştı Bu infakın basit gibi görünen, ama önemli bir ilkesidir
Onun ardından Efendimizin devamlı tebessümü vardır… Fahr-i Kâinat Efendimiz yüksek sesle gülmezdi, ama tebessümünü bir an için terk etmezdi Bunu Efendimizin genel infak hadisesi içerisinde mütalâa etmemiz lazım
Ama, asıl mühimi Efendimizin bütün malını infak etmesidir Hz Hatice’den Efendimize intikal eden servet bugünün değeriyle eşsiz bir servetti Efendimiz bu serveti sırf Mekke çölüne sürülen yetmiş-seksen kadar mü’min kardeşimize karaborsadan su ve ekmek almak için harcadı ve bu harcama o kadar şiddetli oldu ki, Hz Hatice Annemiz dünyasını değişmesinden sonra aşağı yukarı bu servet sıfırlanmış oldu
Yani Efendimizin infak tarzı tasavvurun çok ötesinde bir dağıtıştır…
Efendimiz, gözbebeği olan Hz Fatıma’yı Medine’de evlendirirken, bir düğün yemeği hazırlayacak kadar maddi gücünün olmaması sıkıntısını yaşamıştır Hayır zevk yaratmıştır Çünkü o infak zevkini dağıtarak yaşamıştır O infak, Efendimizin kalbinin bütün evrenlere açılma tarzıdır
Onun için infak, Efendimizin en büyük özelliğidir ve insanların infak yaparak Efendimize benzeme çabası da en kıymetli çabadır Çünkü Efendimizin Kur’an âyetinde emredilen, “O sizden hiçbir gayb sırrını gizlemedi” sırrı çok önemlidir
Bu gaybdaki sırları yalnız insanlara değil, meleklere, cinlere kadar Allah’tan aldığının tümünü varlıklara yansıttı Eğer fahr-i Kâinat Efendimiz, Cenab-ı Haktan aldığını yansıtmamış olsaydı, insanlar hiçbir şey öğrenemez, bilemezlerdi
Onun için, Efendimiz bir anlamda zevklerini, gönlündeki Allah sevgisini bütün kâinata infak etmiştir
Miraç’ta Allah, “Benden ne istiyorsun? ” dediği zaman , “Bana verdiğin bu nimeti salih olan mü’minlere de ver” demiştir
Binaenaleyh, Fahr-i Kâinat Efendimizin huyu, kalb-i Muhammedî’yi kâinatın merkezine koyup bütün varlıklara ve evrenlere infak etmektir
Efendimizin sırrı içerisinde Cenab-ı Hak bir kula bakarken, onda meziyet aramak için Efendimize benzeyişi arar,bu benzeyişi bulmak için infakta paralellik şarttır 
Hiç kimse Efendimiz gibi infak edemez
Ne gönlünü infak edebilir, ne malını infak edebilir
Efendimizin infak sırrını taklit ederek ancak bir çıkış noktasına varabiliriz
Aksi takdirde kulluğun ezikliğini, dünyaya bağlılığın pisliğini atamazlar
İnfak bu bakımdan hem süper bir kurtuluş çaresi, hem de insanları tasnif eden büyük bir laboratuvardır İnsanların infaklarıyla ancak hesap görülür
DR HALUK NURBAKİ
Haykırmak istersin sesin kısılır,Yalvarırsın ama kimse seni istemez…İşte o zaman hayatın anlamını anlayacaksın…Ve o günün gelmesi için diz çökeceksin…Sen de gölge olacak bir bedene saplanacaksın,Ve kabus olacak her saniyen…Tıpkı benim sen senin de ben olman gibi… ”…Şimdi Günahlarım Yıkıyor Bedenimi…”
|