GuncelMekan.com

Güncel Mekan

Türkiye'nin En Güncel Forum Sitesi

Allah'ın Peygamberimiz (sav)'in Üzerindeki Mucizevi Koruması

Peygamberler & Sahabiler & Evliyalar icinde Allah'ın Peygamberimiz (sav)'in Üzerindeki Mucizevi Koruması konusu , Peygamber Efendimiz (sav) peygamberlik göreviyle şereflendirilmeden önce de çok akıllı, basiret sahibi mübarek bir insandı Onun tüm bu seçkin özellikleri kavmi tarafından da bilinmekteydi Buna karşın çevresindekileri Allah’a iman etmeye ...

Geri git   GuncelMekan.com >
..:: Din Bölümü ::..
> Peygamberler & Sahabiler & Evliyalar

Anlık İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et


Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 05-13-2008
betul_1905 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bayan Üye
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 1.492
betul_1905 has a reputation beyond reputebetul_1905 has a reputation beyond reputebetul_1905 has a reputation beyond reputebetul_1905 has a reputation beyond reputebetul_1905 has a reputation beyond reputebetul_1905 has a reputation beyond reputebetul_1905 has a reputation beyond reputebetul_1905 has a reputation beyond reputebetul_1905 has a reputation beyond reputebetul_1905 has a reputation beyond reputebetul_1905 has a reputation beyond repute
Gül Allah'ın Peygamberimiz (sav)'in Üzerindeki Mucizevi Koruması


Peygamber Efendimiz (sav) peygamberlik göreviyle şereflendirilmeden önce de çok akıllı, basiret sahibi mübarek bir insandı Onun tüm bu seçkin özellikleri kavmi tarafından da bilinmekteydi Buna karşın çevresindekileri Allah’a iman etmeye ve putlara tapmaktan vazgeçmeye çağırmaya başlayınca,kendisinin üstün ahlakına şahit olmalarına rağmen Peygamberimiz (sav) iman etmeyenlerin en büyük hedefi haline gelmiştir Ancak Allah Peygamberimiz (sav)’e hem fiziksel hem de manevi anlamda büyük bir güç ve heybet vererek onu her şartta rahmetiyle korumuştur

İnsanların hidayetine vesile olmak için görevlendirilmiş olan Allah’ın elçileri, iyiliği emredip kötülükten meneden, üzerlerindeki bu şerefli sorumluluğu titizlikle yerine getiren çok kıymetli insanlardır Buna karşılık bu şerefli mücadeleleri sırasında peygamberler kimi zaman iman etmeyenlerin, münafıkların, müşriklerin tehditlerine, sözlü ve fiili saldırılarına maruz kalmışlardır Ancak bu koşullar altında dahi sabırla, güzellikle, iyilik ve tevazuyla tebliğ görevlerine devam etmişlerdir

Peygamberimiz (sav) de tüm diğer peygamberler gibi insanlara tebliğ ettiği gerçeklerden dolayı türlü eziyetlere, iftiralara maruz kalmış, alaycı tavırlarla karşılaşmıştır Peygamber Efendimiz (sav) tehlikeli ve müşrik bir kavmin içerisinde, bir yandan dini tebliğ etmiş, bir yandan iman ederek kendisine tabi olanları eğitmiş, diğer yandan da iman etmeyenlerle ve münafıklarla çetin bir mücadele yürütmüştür Bu mücadele zaman zaman sıcak savaşa dönüşmüştür

Rabbimiz’in en önemli mucizelerinden biri ise, Peygamber Efendimiz (sav)’in aleyhine kurulan onca tuzağa ve hileye rağmen, Sevgili Efendimiz (sav)’in hiçbir zarar görmeden mücadelesine devam etmesidir Bir Kuran ayetinde Rabbimiz, Peygamberimiz (sav)’e “kendisini insanlardan koruyacağını” vaat etmiştir:

Allah seni insanlardan koruyacaktır Şüphesiz, Allah, kafir olan bir topluluğu hidayete erdirmez” (Maide Suresi, 67)

Mucize niteliğindeki bu gerçek, Kuran’da bildirildiği gibi, Peygamber Efendimiz (sav)’den rivayet edilen hadislerde de yer almaktadır Rabbimiz’in Peygamberimiz (sav) üzerindeki rahmetinin örneklerinden bazıları Kuran ayetleri ve bu hadisler doğrultusunda şöyledir:

İman Etmeyenlerin Peygamberimiz (sav)’i Öldürememeleri

Peygamberimiz (sav)’in hakka ve doğruya olan daveti, haksızlık ve zulümden menfaat sağlayan, makam ve mevkilerini kaybetmekten korkan birtakım kimselerin, Efendimiz (sav) ve beraberindeki müminler aleyhinde çeşitli tuzaklar kurmalarına neden olmuştur Ancak Peygamberimiz (sav)’i hak davasından vazgeçirmek için pek çok düzen kuran müşriklerin ileri gelenleri, bu amaçlarına ulaşamayınca Peygamber Efendimiz (sav)’in aleyhinde onu sürgün etmek, tutuklamak en sonunda da öldürmek üzere hain planlar kurmaya başladılar Bu yüzden aralarında sürekli Peygamber Efendimiz (sav)’in durumunu görüşüyorlardı İslami kaynaklarda bu tarihi gerçek şöyle aktarılmaktadır:

İbni İshak’ın ifadesine göre; Kureyş kabilesi biraraya gelip Resulullah (sav) hakkında istişarede bulunup birbirine şöyle dediler: “Bu şahsın durumunun hangi duruma geldiğini görüyorsunuz” Bunun üzerine müzakereye başladılar İçlerinden biri: “Onu bir yere hapsedelim, kimse ile görüşmesine de meydan vermeyerek ölünceye kadar oradan çıkarmayalım! Kendisine ölmeyecek kadar yiyecek verelim!

Fakat bu teklif itirazlara uğradı Böyle bir hareket kargaşalık çıkarabilirdi Onlardan birisi: “Onu hapsetmeyelim, Onu Mekke’den çıkaralım” dediyse de bu da uygun görülmedi Çünkü: “Muhammed (sav) Arapların herhangi bir aşiretine gider, o güzel sözleriyle onları kendine ilhak ettirir, onları arkasından sürükler ve bizden intikam alır” denildi Bunun üzerine Ebu Cehil şöyle dedi: “Muhammed (sav)’i öldürmekten başka çare yok” (Siret Ansiklopedisi, Üçüncü Cilt, Sf 104)

İman etmeyenlerin ve müşriklerin kurdukları bu planlar bir Kuran ayetinde de şu şekilde haber verilmiştir:

“Hani o inkar edenler,seni tutuklamak ya da öldürmek veya sürgün etmek amacıyla, tuzak kuruyorlardı Onlar bu tuzağı tasarlıyorlarken, Allah da bir düzen (bir karşılık) kuruyordu Allah düzen kurucuların (tuzaklarına karşılık verenlerin) hayırlısıdır” (Enfal Suresi, 30)

Bu kişiler kurdukları tuzaklar doğrultusunda kendilerince Peygamberimiz (sav)’i ya dininden vazgeçirmek ya da öldürmek konusunda aralarında görüşüyorlardı Ancak ayet-i kerimede de buyrulduğu gibi, Rabbimiz düzen kurucuların en hayırlısıdır ve onların tüm tuzaklarından Sevgili Peygamber Efendimiz (sav)’i koruyup temize çıkarmıştır

Kuran'da bildirilen “ onların ‘hileli düzenleri’ size hiçbir zarar veremez Şüphesiz, Allah, yapmakta olduklarını kuşatandır” (Al-i İmran Suresi, 120) ayetinin bir hükmü olarak mucizevi şekilde Peygamberimiz (sav)’e de hiçbir zarar verememişlerdir

Hadislerde, Peygamberimiz (sav)’in en büyük düşmanlarından biri olarak bilinen Ebu Cehil’in, Allah’ın elçisini öldürmek için sürekli fırsat kolladığı da rivayet edilmektedir İmam Buhari, bu konuyla ilgili olarak İbni Abbas’tan şu bilgiyi nakletmiştir:

Ebu Cehil: “Eğer Muhammed (sav)’i Kabe’de namaz kılarken görürsem boynunu ezeceğim!” dedi Bunun üzerine Allah Resulü (sav) şöyle buyurdu: “Eğer bunu yapsaydı, melekler gelip herkesin gözü önünde onu yakalayacaklardı” (İmam Suyuti, Olağanüstü Yönleriyle Peygamberimiz (sav) el-Hasaisü’l-Kübra, Çeviri: Naim Erdoğan İz Yayıncılık, İstanbul, 2003, s 317)

Müşrikler ve iman etmeyenler bu hain planları uygulayabilecek hem maddi hem manevi imkanlara sahip olmalarına rağmen hiçbir zaman başarılı olamamışlardır Çünkü Peygamber Efendimiz (sav) Yüce Allah’ın koruması altında hareket eden mübarek bir şahıstır Hadislerde Peygamberimiz (sav)’in, kendisini öldürmek için tüm kabilelerden genç, güçlü ve silahlı kişilerin ayarlandığı anlatılmaktadır Bu kişilerin yanı sıra Peygamberimiz (sav)’i kılıçla öldürmeye gelen çok sayıda gönüllü de vardır Hadislerde bu kişilerin hep birlikte, aynı anda Hz Muhammed (sav)’e saldırarak onu öldürmelerinin planlandığı aktarılır Buna rağmen Peygamberimiz (sav)’in öldürülememesi, Allah’ın, iman etmeyenlerin ve müşriklerin tuzaklarını her defasında boşa çıkarması Peygamberimiz (sav)’in yaşadığı çok büyük mucizelerdendir

Peygamberimiz (sav)’e tuzak kuranlar hiçbir zaman amaçlarına ulaşamamıştır Allah Peygamberimiz (sav)'i rahmetiyle korumuş ve Peygamber Efendimiz (sav)'in derin tevekkülünün sonucunda kendisini hep başarılı ve güçlü kılmıştır

Peygamberimiz (sav)’in Savaşlarda Hiçbir Zarara Uğramaması

Çok cesur ve yiğit bir insan olan Peygamberimiz (sav) sıcak savaşlara da bizzat katılmış, düşmanlarıyla birebir karşı karşıya gelmiştir Savaşlarda en ön saflarda yer almasına rağmen yine öldürülememiş, Allah’tan bir mucize olarak sağsalim geriye dönmüştür İnkarcılar savaş dışında kimi zaman ellerine başka fırsatlar geçse de yine bu mübarek insanı öldürememişlerdir Peygamberimiz (sav)’in görevini tamamlamadan, hem de çok büyük tehlikelerle karşı karşıya kalmasına rağmen öldürülememesi elbette çok büyük bir mucizedir

Bu mucize ile ilgili olarak İbni Hanbel, Taberanî ve Ebu Nu’aym, Ca’de (ra)’dan şunu nakletmişlerdir:

Peygamber (sav)’i gördüm; Bir adam yanına getirilip: “Bu adam seni öldürmek istedi” denildi Bunun üzerine Allah Resulü (sav) şöyle buyurdu: “Korkma! Korkma! İsteseydin bile, Allah seni bana musallat kılmazdı (age s: 316)

Allah’ın koruması altında olduğunu bilen ve O’na tevekkül eden Peygamberimiz (sav)’in savaş meydanlarındaki korkusuzluğu tüm müminlerin örnek aldığı bir özelliğidir Peygamberimiz (sav) Allah’tan başka hiç kimseden korkmayan, çok cesur, sabırlı bir insandır ve çok üstün bir ahlaka sahiptir Kendisi fedakarlığıyla da tüm inananlar için en güzel örnektir Onun fedakarane ve cefakarane tavrının en güzel örneklerinden bir tanesi de savaşta müminleri uygun yerlere yerleştirmek için erkenden kalkması ve evinden çıkmasıdır:

“Hani sen, mü’minleri savaşmak için elverişli yerlere yerleştirmek için evinden erkenden ayrılmıştın Allah işitendir, bilendir” (Al-i İmran Suresi, 121)

Peygamberimiz (sav) bizzat kendisi inkarcıların, müşrik ve münafıkların hedefi konumundayken ve hayati tehlike altındayken müminlerin güvenlik içinde olmalarına çok önem vermiştir Müslümanları sürekli teşvik ederek, şevklerinin artmasına yine kendisi vesile olmuştur

Allah’ın Peygamberimiz (sav)’i Korumak İçin Mağarada Hazırladığı Mucizeler

İslami ve tarihi kaynaklarda yer alan bilgilere göre, Resulullah (sav), evini peygamberliğinin 14 yılının 27 Safer gecesi terk etti ve Hz Ebubekir’in evine geldi Daha sonra Hz Ebubekir ile birlikte Mekke’yi terk ettiler Peygamberimiz (sav) müşriklerin kendisini ilk anda arayacakları yerin kuzeye doğru devam eden asıl Medine yolu olacağını biliyordu Bu sebeple tamamen ters yönde bir yol tercih etti Bu yol, Mekke’nin güneyindeki Yemen yolu idi Bu yolda yaklaşık 5 mil (6 km) yürüyerek Sevr Dağı diye bilinen dağa geldi Burası, tırmanması zor, tehlikeli, yüksek bir dağdı Peygamberimiz (sav) yanındaki arkadaşı Hz Ebubekir ile birlikte burada bir mağaraya gizlendi Rivayet edildiğine göre, bu mağara Sevr dağındaki “Athal” adıyla bilinen mağaradır (Ömer Nasuhi Bilmen, Ku’ran-ı Kerim’in Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri, Bilmen Basım ve Yayınevi, İstanbul, 3 cilt, s 1270)

Bu arada Kureyşliler Peygamberimiz (sav)’i bulabilmek için bütün yolları kestiler ve silahlı adamlarla kontrol altına aldılar Yayalar, süvariler ve iz sürücüler bölgeyi detaylı olarak taramaya başladılar Dağlara, vadilere ve yokuşlara yayıldılar Peygamberimiz (sav)’i arayan iz sürücüler mağaranın ağzına kadar geldiler Peygamberimiz Hz Muhammed (sav) bu anda da Allah’a tam bir tevekkül içerisindeydi Rabbimiz Kuran’da şöyle bildirmiştir:

“Siz O’na (peygambere) yardım etmezseniz, Allah O’na yardım etmiştir Hani kafirler ikiden biri olarak O’nu (Mekke’den) çıkarmışlardı; ikisi mağarada olduklarında arkadaşına şöyle diyordu: “Hüzne kapılma, elbette Allah bizimle beraberdir” Böylece Allah O’na ‘huzur ve güvenlik duygusunu’ indirmişti, O’nu sizin görmediğiniz ordularla desteklemiş, inkar edenlerin de kelimesini (inkar çağrılarını) alçaltmıştı…” (Tevbe Suresi, 40)

Peygamberimiz (sav) ayette de bildirildiği gibi, Allah’a gönülden teslim olmuştur ve kaderine tam bir tevekkül içindedir Rabbimiz de, Peygamber Efendimiz (sav)’in güzel ahlakına ve tevekkülüne karşılık onu yardımıyla desteklemiş, onun bedenine sağlık, güç, kalbine de huzur ve güven duygusu vermiştir

Peygamberimiz (sav) hayatı boyunca pek çok olayda olduğu gibi bunda da Allah’ın dilemesiyle mucizevi şekilde kurtulmuştur Rivayetlere göre müşrikler takip sonucunda ulaştıkları mağaranın girişinde örümceğin ağ ördüğünü ve güvercinlerin de yuva yapıp yumurta bıraktıklarını gördüklerinde içeride kimsenin bulunmadığını düşünerek geri dönmüşlerdir Gerçekten de bu şartlar düşünüldüğünde, mağaranın girişindeki örümcek ağının bozulmamış olması, içeride kimsenin olmadığına bir alamet olarak görülebilir Çünkü mağaradan içeri girilmiş olsa bu ağ bozulmuş olacak ve örümcek de ağ örmeye devam etmeyecektir Öte yandan güvercinin orada bulunması için de aynı durum geçerlidir

Kuşkusuz bu durum her şeye hakim ve kadir olan Allah’ın bir mucizesidir Örümceğe mağaranın girişine ağ ördüren, güvercini orada sakin bir şekilde yerleştiren Allah’tır Peygamberimiz (sav)’e ve mağarada beraber bulunduğu arkadaşına hiçbir şey olmaması, Allah’ın kendisini görünmeyen ordularla desteklemesi, kalbine güvenlik ve huzur duygusunu indirmesi elbette büyük mucizelerdir
Rabbimiz'in en önemli mucizelerinden biri de, Hz Muhammed (sav)'in aleyhine kurulan pek çok tuzağa ve hileye rağmen hiçbir zarar görmeden mücadelesine devam etmesidir

Rabbimiz'in Peygamberimiz (sav)'i Meleklerle Koruyup Desteklemesi

Kuran ahlakı Müslümanların savaştan ve her türlü çatışmadan kaçınmalarını, anlaşmazlıkları görüşme ve müzakerelerle gidermelerini, uzlaşmacı olmalarını gerektirir Savaş, Kuran'a göre sadece zorunlu olduğunda başvurulacak ve mutlaka belirli insani ve ahlaki sınırlar içinde yürütülecek bir "istenmeyen zorunluluk"tur Müminler yaşanan sorunlarda hep barışı ve uzlaşmayı tercih etmekle, ancak karşı taraftan bir saldırı gelmesi durumunda kendilerini savunmak amaçlı savaşmakla yükümlüdürler

Peygamberimiz Hz Muhammed (sav)'in hayatına baktığımızda da, savaşın ancak zorunlu hallerde ve savunma amaçlı olarak başvurulan bir yöntem olduğunu görebiliriz Bu durumlarda da, Rabbimiz, Peygamberimiz (sav)'i çeşitli mucizeleriyle desteklemiştir Bu mucizelerden biri Rabbimiz'in, meleklerini Peygamberimiz (sav)'in ve salih müminlerin yardımına göndermesidir

Salih Müslümanlar sayıca müşriklerden çok az olmalarına rağmen çok büyük bir cesaret ve kararlılıkla Peygamberimiz (sav)'in arkasında savaşa girmişler ve Allah'ın desteğiyle mucizevi şekilde büyük zaferler kazanmışlardır Kuran ayetlerinde Allah'ın meleklerle müminleri desteklediği ve Peygamber Efendimiz (sav)'in savaşta müminleri meleklerin yardımıyla müjdelediği şöyle haber verilir:

"Sen mü'minlere: "Rabbiniz'in size meleklerden indirilmiş üç bin kişiyle yardım-iletmesi size yetmez mi?" diyordun
Evet, eğer sabrederseniz, sakınırsanız ve onlar da aniden üstünüze çullanıverirlerse, Rabbiniz size meleklerden nişanlı beş bin kişiyle yardım ulaştıracaktır" (Al-i İmran Suresi, 124-125)

Allah, ayetlerde de buyurduğu gibi, meleklerin yardımını, inananlara bir müjde ve kalplere tatmin vesilesi olarak göndermiştir Yoksa kuşkusuz Allah hiçbir sebebe ihtiyacı olmayandır Dilediği takdirde iman etmeyenleri üzerlerine gönderdiği tek bir azap ile bozguna uğratır Dilerse onları ve ordularını saniyeler, dakikalar içinde yerin dibine geçirir Allah tüm bunlara güç yetirendir Rabbimiz'in böyle şanlı ve mucizevi zaferler vermesi ise, Peygamberimiz (sav) ve beraberindeki müminler için büyük bir müjde olmuştur

Savaşta olan mucizeler ve Müslümanların cesareti pek çok tefsir alimi tarafından da anlatılmıştır Büyük alim Ömer Nasuhi Bilmen, Müslümanların savaşları sırasında meydana gelen mucizeleri ve salih müminlerin cesaretini şöyle aktarmaktadır:

Resulü Ekrem Efendimiz, "Yarab! Bana vaat buyurduğun nusreti (zaferi) ihsan et" diye dua etmiş ve hafifçe bir uykuya dalmış ve hemen tebessüm ederek uyanmış, yanı başında bulunan Hazreti Ebu Bekir'e hitaben: Müjde ya Ebu Bekir! İşte Cibrili Emin ile sair melaike'i kiram (meleklerin büyük çoğunluğu) imdada geldiler, diye buyurmuştu Sonra da zırhını giymiş ve çadırından dışarı çıkmıştı Zaten adetleri fazla olan düşman ordusuna bazı Ürbanın da katılacağı şayi (duyulmuş) olmakla bundan bazı İslam mücahitleri endişeye düştüler Bunun üzerine taraf-ı İlahi'den (Yüce Allah'ın Katından) melekler vasıtasıyla ehl-i İslam'a (Müslümanlara) yardım olunacağı tebşir edildi (müjdelendi) Rivayete nazaran (göre) o esnada gayet şiddetli bir rüzgar çıkıp göz gözü görmez olmuştu Bu hal ise Hazreti Cibril ile sair (pek çoğu) meleklerin meydanı harbe gelmelerine bir nişane (işaret) imiş O melekler ablak (beyaz) atlara binmiş, beyaz ve sarı insanlar suretinde görünmüşler ve Bedir harbine bilfiil iştirak (fiilen katılmışlardır) etmişlerdir

Bu Bedir gazvesinde (seferinde) Müslümanlara evvela bin, sonra iki bin, daha sonra da iki bin melek imdada gelmişlerdir ki, mecmuu (toplamı), ayeti kerimede görüldüğü vechile (kadarıyla) beş bindir (Ömer Nasuhi Bilmen, Ku'ran-ı Kerim'in Türkçe Meali Alisi ve Tefsiri, Bilmen Basım ve Yayınevi, İstanbul, 1 Cilt, s 451)

Allah'ın yardım ettiği Peygamberimiz (sav) ve müminler, ne kadar zayıf durumda olsalar da başarılı olmuşlar, sayıca fazla olan inkarcıların orduları karşısında galip gelmişlerdir Mekkeli müşrikler, sahip oldukları teknik imkanlara ve kalabalık insan sayısına rağmen, görünüşte kesin galip gelmeleri gerekirken Allah'tan bir mucize olarak bozguna uğramışlardır

İnkar Edenlerin Az Görünen Orduları

Allah'tan bir mucize olarak, savaşlarda galip gelenler sayıca üstün olanlar değil, müminler olmuştur Peygamberimiz (sav) ve beraberindeki müminler de, Allah'ın verdiği akıl, feraset, basiret, güzel ahlak gibi nimetlerle daima inkar içindeki insanlara karşı başarı elde etmiştir Ayrıca Allah, Kuran'da iman etmeyenlerin, müminleri, müminlerin de iman etmeyenleri kimi zaman gözlerinde sayıca olduğundan az gördüklerini bildirmiştir Bu da Kuran'da Allah'ın müminlere yardımı ve mucizelerinden biri olarak bildirilmektedir Allah Enfal Suresi'ndeki ayetlerde Peygamberimiz (sav)'e ve müminlere yaptığı yardımı şöyle haber vermektedir:

"Hani Allah, onları sana uykunda az gösteriyordu; eğer sana çok gösterseydi, gerçekten yılgınlığa kapılacaktınız ve iş konusunda gerçekten çekişmeye düşecektiniz Ancak Allah esenlik (kurtuluş) bağışladı Çünkü O, elbette sinelerin özünde saklı duranı bilendir
Karşı karşıya geldiğinizde, Allah, 'olacağı olan işi gerçekleştirmek' için, onları gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu Ve (bütün) işler Allah'a döndürülür" (Enfal Suresi, 43-44)

Kuran'da bildirilen bu gerçeğe göre, Müslümanların kendilerinden sayıca çok olan müşrik ordusunu az sayıda görmeleri onlara büyük bir güç ve moral kaynağı olmuştur İman etmeyenlerin ise zaten kendilerinden daha az sayıda olan Müslüman ordusunu daha da az görmeleri onları rehavete sürükleyerek, nasıl olsa galip geleceklerini düşündürtmüş olabilir

Sabuni'nin tefsirinde ise, Rabbimiz'in müminlere bu yardımı şöyle açıklanmaktadır:

Ey müminler topluluğu! Savaşta karşılaştığınız zamanı hatırlayın O zaman, onlara karşı cesaretiniz artsın diye Allah, düşmanlarınızı gözünüzde az gösterdi Sizi de onların gözüne az gösterdi ki, savaşa sizin için bir hazırlık yapmasınlar Bu görme, uykuda değil uyanıklık halinde idi İbn Mesud şöyle der: Bedir savaşında düşman bizim gözümüze o kadar az gösterildi ki, ben bir adama: "Ne dersin, onlar yüz kadar mı?" diye sordum Bu, savaş başlamadan önceydi Savaş başlayınca, Allah müminleri, kafirlerin gözüne çok gösterdi Kafirler şaşırıp kaldılar ve korkuya kapıldılar Güçleri kırıldı ve hesap etmedikleri şeyleri gördüler Bu, Allah'ın bu savaştaki büyük mucizelerindendir Allah bunu böyle yaptı Kafirlere karşı müminlere cesaret verdi Müminlere karşı da kafirlere cesaret verdi ki, savaş yapılsın ve Allah Kendi ordusuna yardım etsin, batılı ve ordusunu hezimete uğratsın, üstün olan Allah'ın kelimesi, alçak olan da kafirlerin kelimesi olsun Bütün işler Allah'a döner Allah, dilediği gibi o işlerde tasarrufta bulunur O'nun verdiği hükmü bozacak kimse yoktur O hikmet sahibi ve Yücedir (Muhammed Ali Es-Sabuni, Safretü't Tefasir Tefsirlerin Özü, Ensar Neşriyat, İstanbul, 1992, Cilt 2, s 427)

Sebepler çerçevesinde, hiçbir ordunun sayısı olduğundan daha az görünmez Bir ordu yüz bin askerden oluşuyorsa, bu her yerden aynı gözükür Kalabalık olan bir ordu, yukarıdan da, aşağıdan da, karşıdan da bakılsa kalabalık gözükecektir Dolayısıyla ordu sayısının az görünmesi olağanüstü bir durumdur Bu olayda yaşanan mucize Allah'ın Peygamberimiz (sav)'e ve Müslümanlara yardımının tecellilerinden biridir

Allah, İnananlarla Beraberdir

Allah'a tam olarak güvenen ve her zaman O'na teslim olan Peygamberimiz (sav) ve beraberindeki müminler her zaman Kuran ahlakına uygun yaşamışlar, yaptıkları her işte Allah'ın hoşnutluğunu hedeflemişlerdir Bunun karşılığında da Allah'tan güvenlik ve huzur duygusuna kavuşmuşlar, en zor şartlarda bile Allah'ın yardımını kazanmışlardır

Kuran'ın pek çok ayetinde Allah'ın, korkup sakınan kullarına en zor ve sıkıntılı gibi görünen zamanlarda yardımını ulaştırdığı, hiçbir çözümün gözükmediği durumlarda bile muhakkak bir çıkış yolu göstereceği müjdelenmektedir:

"…Kim Allah'tan korkup-sakınırsa, (Allah) ona bir çıkış yolu gösterir;
Ve onu hesaba katmadığı bir yönden rızıklandırır Kim de Allah'a tevekkül ederse, O, ona yeter Elbette Allah, Kendi emrini yerine getirip-gerçekleştirendir" (Talak Suresi, 2-3)

Kuran ayetlerinde ve hadislerde de bildirildiği üzere Peygamberimiz (sav)'e eziyet vermeye çalışanlar hiçbir zaman amaçlarına ulaşamamış, aksine kendileri zillete düşerken, her geçen gün Peygamberimiz (sav)'in beden gücü, sağlığı, neşesi, nuru ve güzelliği daha da artmıştır Allah Hz Muhammed (sav)'i rahmetiyle korumuş, ona hem fiziksel hem de manevi anlamda büyük bir güç ve heybet vermiş ve Peygamber Efendimiz (sav)'in derin tevekkülünün sonucunda kendisini hep başarılı ve güçlü kılmıştır



Haykırmak istersin sesin kısılır,Yalvarırsın ama kimse seni istemez…İşte o zaman hayatın anlamını anlayacaksın…Ve o günün gelmesi için diz çökeceksin…Sen de gölge olacak bir bedene saplanacaksın,Ve kabus olacak her saniyen…Tıpkı benim sen senin de ben olman gibi…
”…Şimdi Günahlarım Yıkıyor Bedenimi…”
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Peygamberimiz (S.A.V) Örnek Ahlakı betul_1905 Peygamberler & Sahabiler & Evliyalar 0 05-05-2008 19:03 PM
İman ile ilgili hadisler SedeF Hadis-i Şerifler 0 04-18-2008 00:58 AM
Bakara Süresi Meali SedeF Kur'an-ı Kerim 0 04-18-2008 00:31 AM
Ali İmran Süresi Meali SedeF Kur'an-ı Kerim 0 04-18-2008 00:27 AM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:59 PM .


Powered by vBulletin® Version 3.6.11
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
BestForumTR, Arge, Güncel, Sitemap, Google Gizlilik Bildirimi