
05-04-2008
|
 |
Bayan Üye
|
|
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 1.492
|
|
Abdülkâdir Dücânî
Kudüs bölgesinde yetişen evliyânın büyüklerinden İsmi Abdülkâdir olup, babasının ismi Abdullah'tır Künyesi Ebû Rebâh'dır
1809 (H 1224) senesindeYafa'ya bağlı Beyt-i Dücan köyünde doğdu Babasının himâyesinde yetişti
Ondan Kur'ân-ı kerîmi tecvid üzerine öğrendi
Sonra amcası Şeyh Selîm Dücânî ile Yafa'ya gitti
Yafa'da amcasından ve birçok âlimden ilim öğrendi
Amcasının vefâtından sonra da tahsiline devâm etti
Ders aldığı hocalardan bâzısı Şeyh Muhammed Cisr Trablûsî,
Şeyh Mahmûd Ebü'l-Envar Râfiî, Şeyh AliGeylânî ve amcası oğlu Şeyh Hüseyin Selîm Dücânî'dir
Bütün dînî ilimler ve tasavvuf yolunda icâzet (diploma) aldıktan sonra insanlara Ehl-i sünnet îtikâdını anlatmaya çalıştı
Abdülkâdir Dücânî, insanlara dînin emir ve yasaklarını anlatmak için köy köy dolaşırdı
Aynı zamanda dînî problemleri, insanların aralarındaki anlaşmazlık olan meseleleri hallederdi
Herkes onun verdiği kararlara rızâ gösterirdi
Sohbetinde bulunan insanları büyük bir ferahlık ve sevinç kaplardı
Güler yüzlü ve pek heybetli idi Gören ve sözlerini dinleyen onun büyüklüğünden aslâ şüpheye düşmezdi
Küçük, büyük herkese karşı mütevazi olup, alçak gönüllü idi
Çok cömert idi
Evi tanıdık, tanımadık her taraftan gelenlerin misâfir kaldığı yerdi
Abdülkâdir Dücânî, kış ve ilkbahar aylarında Yafa'daki evinde kalırdı
Yaz ve sonbahar aylarını ise köyleri dolaşarak insanlara nasîhat ile geçirirdi
Dergâhı herkese açıktı Açları doyurur, elbisesi olmayanları giydirirdi
Onu herkes severdi
Talebeleri onun sohbetleri ile yüksek derecelere kavuştu
Bir gün talebesi ile dergâhın bir odasında oturuyordu
Bu sırada Abdülkâdir Ebû Rebah'da bir hal meydana geldi
Vücûdu büyümeye başladı Büyüdükçe talebesi yerinden uzaklaşmak mecbûriyetinde kaldı
Nihayet Abdülkâdir Dücânî'nin vücûdu bütün odayı kaplayınca, talebe odanın dışına çıktı
Bir süre sonra Abdülkâdir Dücânî yavaş yavaş eski hâline geldi
Talebesine niçin odanın dışında olduğunu sorunca;`
"Efendim odada yer bulamadığım için "
cevâbını verdi Abdülkâdir Dücânî de; "Evladım! Bu Allah adamlarında görülen bir haldir Bu gördüğünü kimseye söyleme " buyurdu
Abdülkâdir Dücânî 1877 (H 1294) senesinde vefât etti
Cenâzesi çok kalabalık oldu
Yafa'nın kuzeyinde amcası Şeyh Selîm'in kabrinin yakınına defn edildi Üzerine güzel bir türbe yapıldı Kabri ziyâret mahallidir
Abdülkâdir Dücânî birçok eser yazmıştır
Bunlardan biri Peygamber efendimize salevâtı ihtiva eden bir eserdir İçerisinde Arabî alfabeye göre tertib edilmiş Bedir Harbine iştirak edenEshâb-ı kirâmın isimleri ve hadîs-i şerîflerden meydana gelen duâlar vardır Diğer bir eseri de Allahü tealânın ism-i şerîflerinin fazîleti hakkındadır
Ayrıca şiirleri de vardır
Haykırmak istersin sesin kısılır,Yalvarırsın ama kimse seni istemez…İşte o zaman hayatın anlamını anlayacaksın…Ve o günün gelmesi için diz çökeceksin…Sen de gölge olacak bir bedene saplanacaksın,Ve kabus olacak her saniyen…Tıpkı benim sen senin de ben olman gibi… ”…Şimdi Günahlarım Yıkıyor Bedenimi…”
|