Türkiye'nin En Güncel Forum Sitesi
Peygamberler & Sahabiler & Evliyalar icinde Aşere-i Mübeşşere konusu , Aşere-i Mübeşşere ve hayatları Ebû Bekir Siddîk Ömer bin Hattab Osman bin Affan Ali bin Ebu Tâlip Zübeyr Talha Abdurrahman bin Avf Sa'd bin Ebi Vakkas Said bin Zeyd Ebu ...
|
|||||||
| Anlık İletiler | Kayıt ol | Yardım | Üye Listesi | Ajanda | Arama | Bugünki Mesajlar | Forumları Okundu Kabul Et |
|
||||
|
Hz OSMAN B AFFÂN (r a)Osman b Affân b Ebil-As b Ümeyye b Abdi's-sems b Abdi Menaf el-Kuresî el-Emevî; Rasid Halifelerin üçüncüsü Ümeyyeogullari ailesine mensup olup, nesebi besinci ceddi olan Abdi Menaf'ta Resulullah (s a s) ile birlesmektedir Fil olayindan alti sene sonra Mekke'de dogmustur Annesi, Erva binti Küreyz b Rebia b Habib b Abdi sems'tir Büyükannesi ise Resulullah (s a s)'in halasi Abdülmuttalib'in kizi Beyda'dir Künyesi, "Ebû Abdullah'tir Ona, "Ebu Amr" ve "Ebu Leyla" da denilirdi (Ibnul-Hacer el-Askalânî, el-isabe fi Temyîzi's-Sahabe, Bagdat t y , II, 462; Ibnül Esîr, Üsdül-gâbe, III, 584-585; Celaleddin Suyûtî, Târihul-Hulefâ, Beyrut 1986, 165) Resulullah (s a s) risaletle görevlendirildiginde Osman (r a) otuz dört yaslarindaydi O, ilk iman edenler arasindadir Ebû Bekir (r a), güvendigi kimseleri Islâma davette yogun gayret göstermekteydi Onun bu çalismalari neticesinde, Abdurrahman b Avf, Sa'd b Ebi Vakkas, Zübeyr b Avvâm, Talha b Ubeydullah ve Osman b Affân iman etmIslerdi Hz Osman, cahiliyye döneminde de Hz Ebû Bekir'in samimi bir arkadasi idi (Siretu Ibn ishak, istanbul 1981,121; Üsdü'l-Gâbe, ayni yer; Askalanî, ayni yer) Hz Osman, iman ettigi zaman bunu duyan amcasi Hakem b Ebil-Âs onu sikica baglayarak hapsetmis ve eski dinine dönmezse asla serbest birakmayacagini söylemisti Hz Osman (r a) ebediyyen dininden dönmeyecegini söyleyince, kararliligini gören amcasi onu serbest birakmisti (Suyûtî, 168) Pesinden o, Resulullah (s a s)'in kizi Rukayye ile evlenmisti Bazi tarihçiler bu evliligin Peygamber'in risaletle görevlendirilmesinden önce oldugunu kaydederler (Suyûtî, a g e , 165) Mekkeli müsriklerin iman edenlere yönelttikleri baski ve iskenceler yogunlasip çekilmez bir hal alinca, Resulullah (s a s), ashabina Habesistan'a hicret etmeleri tavsiyesinde bulunmustu Hz Osman'in Habesistan'a ilk hicret edenler arasinda oldugu hakkinda kaynaklar ittifak halindedirler Ibn Hacer birçok sahabiye dayandirarak Hz Osman'in, esi Rukayye ile birlikte Habesistan'a hicret eden ilk kimse oldugunu kaydetmektedir (Ibn Hacer, ayni yer) Mekkelilerin iman ettiklerine dair yanlis bir haberin Habesistan'a ulasmasiyla birlikte muhacirlerden bir bölümü Mekke'ye geri dönmüstü Hz Osman da geri dönenler arasindaydi Ancak onlar kendilerine ulasan haberin asilsiz olduguna sahit olduklarinda tekrar Habesistana gitmek için yola çiktilar Hz Osman, hareket etmeden önce Resulullah (s a s)'e söyle demisti: "Ya Resulullah! Bir defa hicret ettik Bu Necasi'ye ikinci hicretimiz oluyor Ancak siz bizimle degilsiniz" Resulullah (s a s) ona; "Siz Allah'a ve bana hicret edenlersiniz Bu iki hicretin tamami sizindir" karsiligini vermisti Bunun üzerine o; "Bu bize yeter ya Resulullah" dedi (Ibn Sa'd, Tabakatül-Kübra, Beyrut t y , I, 207) Hz Osman (r a), ikinci olarak hicret ettigi Habesistan'da bir müddet kaldiktan sonra Mekke'ye geri döndü Resulullah (s a s), Medine'ye hicret etmekle emrolundugunda, Hz Osman diger müslümanlarla birlikte Medine'ye hicret etti O, Medine'ye ulastigi zaman Hassan b Sabit'in kardesi Evs b Sabit'e konuk olmustu Bundan dolayi Hassan, onu çok severdi (Ibnül-Esîr, Üsdül-Gâbe, 585; Ibn Sa'd, a g e , 55-56) Bir yahudinin mülkiyetinde olan Rume kuyusunu yirmi bin dirheme satin alarak bütün müslümanlarin istifadesine sunmustu Bu kuyunun müslümanlar için ne kadar önemli oldugu Resulullah (s a s)'in su sözünden anlasilmaktadir: "Rume kuyusunu kim açarsa, ona Cennet vardir" (Buharî, Fezailu'l-Ashab, 47) Hz Osman, hanimi Rukayye agir hasta oldugu için, Resulullah (s a s)'in izniyle Bedir savasindan geri kalmisti Rukayye ordu Bedir'de bulundugu esnada vefat etmis, müslümanlarin zaferinin müjdesi Medine'ye ulastigi gün topraga verilmisti Fiili olarak Bedir'de bulunmamis olmakla birlikte Resulullah (s a s) onu Bedir'e katilanlardan saymis ve ganimetten ona da pay ayirmisti (Üsdül-Gâbe, III, 586; Suyutî, a g e , 165; H i Hasan, Tarihu'l-Islâm, I, 256) Hz Osman Bedir savasi hariç, müsriklerle ve Islâm düsmanlariyla yapilan bütün savaslara katilmistir Rukayye'nin vefat edisinden sonra Resulullah (s a s), Hz Osman'i diger kizi Ümmü Gülsüm ile evlendirdi Hicretin dokuzuncu yilinda Ümmü Gülsüm vefat ettiginde Resulullah (s a s) söyle buyurmustu: "Eger kirk tane kizim olsaydi birbiri pesinden hiç bir tane kalmayana kadar onlari Osman'la evlendirirdim" ve yine Hz Osman'a "Üçüncü bir kizim olsaydi muhakkak ki seninle evlendirirdim" demisti (Üsdül-Gâbe, ayni yer) Resulullah (s a s)'in iki kiziyla evlenmis oldugu için iki nûr sahibi anlaminda, "Zi'n-Nureyn" lakabiyla anilir olmustur Zatü'r-Rika ve Gatafan seferlerinde Resulullah (s a s), onu Medine'de yerine vekil birakmistir (Suyuti, a g e , 165) Hz Osman'in Habesistan'a hicreti esnasinda Hz Rukayye'den dogan Abdullah adindaki oglu, Medine'ye hicretin dördüncü yilinda bir horozun yüzünü gözünü tirmalamasi sonucunda hastalanarak vefat etti Abdullah, vefat ettiginde alti yasinda idi (Ibn Sa'd, a g e , III, 53, 54)![]() Hicretin altinci yilinda müslümanlar, Umre yapmak için Mekke'ye hareket ettiklerinde, Hz Osman da onlarin arasindaydi Ancak, putperest Mekke yönetimi, müslümanlari Mekke'ye sokmama karari almisti Bunun üzerine Hudeybiye'de karargah kuran Resulullah (s a s), müsriklerle diyalog kurarak, maksatlarinin yalnizca umre yapmak oldugunu onlara bildirmek istiyordu Resulullah (s a s), bu is için Hz Ömer'i görevlendirmek istemis, ancak Hz Ömer, bir takim geçerli sebepler ileri sürerek Hz Osman'in daha uygun oldugunu söylemisti Bunun üzerine Resulullah (s a s), elçilik görevini Hz Osman'a verdi Daha önce elçi gönderilen Hiras b Umeyye el-Ka'bî'yi Mekkeliler öldürmek istemIslerdi (Ibn Sa'd, a g e , II, 96) Müsriklerin hirçin davranIslari böyle bir elçiligi tehlikeli bir hale sokuyordu Resulullah (s a s), Hz Osman (r a)'a söyle dedi: "Git ve Kureys'e haber ver ki, biz buraya hiç kimse ile savasmaya gelmedik Sadece su Beyt'i ziyaret ve onun haremligine saygi göstermek için geldik ve getirdigimiz kurbanlik develeri kesip dönecegiz " Hz Osman (r a), Mekke'ye gidip, müsriklere bu hususlari bildirdi Ancak onlar; "Bu asla olmaz Mekke'ye giremezsiniz" karsiligini verdiler Onlarin red cevabi Islâm kârargahina Osman (r a)'in öldürüldügü seklinde ulasti Onun dönüsünün gecikmesi bu haberi destekler nitelikteydi Bunun üzerine Resulullah (s a s), yanindaki bütün müslümanlari, ölmek pahasina müsriklerle çarpismak üzere, bey'ata çagirdi Bey'atu'r-Ridvan adiyla tarihe geçen bu bey'atlasmada Resulullah (s a s) sol elini sag elinin üzerine koyarak, "Osman Allah'in ve Resulünün isi için gitmistir" dedi ve onun adina da bey'at etti Müsrikler bu durumdan korkuya kapildiklari için anlasma yolunu tercih etmIslerdi (Ibn Sa'd, II, 96, 97) Hz Osman, bu arada Mekke'deki güçsüz müslümanlarla görüsmüs ve onlari Islâm'in yakinda gerçeklesecek olan fethiyle teselli etmisti (Asim Köksal, Islâm Tarihi, VI, 177) Müsrikler, Osman (r a)'a isterse Kâ'be'yi tavaf edebilecegini bildirmIsler, ancak o, Resulullah (s a s) tavaf etmeden, kendisinin de tavaf etmeyecegi cevabini vermisti Hudeybiye'de bulunan sahabiler ise Resulullaha: "Osman Beytullah'a kavustu, onu tavaf etti; ne mutlu ona" dediklerinde Resulullah (s a s); "Beytullah'i biz tavaf etmedikçe, Osman da tavaf etmez buyurmustur" (Vakidî'den naklen, A Köksal, a g e , 178-179) Hz Osman, Medine dönemi boyunca sürekli Resulullah (s a s) ile birlikte olmaya gayret gösterdi Ashabin en zenginlerinden biri olmasi, onun Islâma ve müslümanlara herkesten çok maddi yardimda bulunmasini sagladi Bilhassa kâfirler üzerine sefere çikan ordularin techiz edilmesinde asiri derecede cömert davrandigi görülmektedir Tarihçiler onun Ceys'ul-Usra diye adlandirilan Tebük seferine çikacak ordunun techiz edilmesine yaptigi katkiyi övgüyle zikretmektedirler O, bu ordunun yaklasik üçte birini tek basina techiz etmistir Asker sayisinin otuz bin kisi oldugu göz önüne alinirsa bu meblagin büyüklügü rahatça anlasilir Yaptigi yardimin dökümü söyledir: Gerekli takimlariyla birlikte dokuz yüz elli deve ve yüz at, bunlarin süvarilerinin teçhizati, on bin dinar nakit para (A Köksal, IX,162) Onun bu davranisindan çok memnun olan Resulullah (s a s); "Ey Allah'im! Ben Osman'dan raziyim Sen de razi ol" (Ibn Hisam, Sîre, IV,161) diyerek duada bulunmus ve; Bundan sonra Osman'a Isledikleri için bir sorumluluk yoktur" (Suyûtî, a g e ,169) demistir Hz Osman, Veda Hacci esnasinda da Resulullah (s a s)'in yanindaydi Resulullah (s a s) müslümanlari ilgilendiren bir çok meselede Osman (r a)'in yardimina müracaat etmistir (H i Hasan, a g e , I, 256) Hz Ebû Bekir (r a) halife seçilince Osman (r a) ona bey'at etti Ebû Bekir (r a) halifeligi boyunca ümmetin Islerini idarede onunla istisarede bulundu Ebû Bekir (r a)'in vefatindan önce yazdirdigi Hz Ömer'in Halife atanmasina dair belgeyi Osman (r a) kaleme almistir Hz Ebû Bekir, Osman (r a)'in yazdiklarini ona tekrar okutturduktan sonra mühürletmisti Osman (r a), yaninda Ömer (r a) ve yaninda Useyd Ibn Saîd el-Kurazî oldugu halde disari çikmis ve oradakilere "Bu kagitta adi yazilan kimseye bey'at ediyor musunuz" diye sormustu Onlar da "evet" diyerek bunu kabul etmIslerdi (Ibn Sad a g e , III, 200) Halifeligi Hz Ömer (r a), yaralaninca, hilâfete geçecek kimsenin tayin edilmesi için alti kisiden olusan bir sura olusturmustu Bunlar Hz Ali, Osman, Sa'd Ibn Ebi Vakkas, Abdurrahman b Avf, Zubeyr Ibn Avvam ve Talha Ibn Ubeydullah (r anhum) idiler Yapilan görüsmeler neticesinde, sura üyelerinden dördü feragat edince görüsmeler Hz Osman'la Hz Ali üzerinde devam etti sura baskani Abdurrahman Ibn Avf, genis bir kamu oyu yoklamasi yaptiktan sonra müslümanlarin bu iki kisiden birisinin halife seçilmesi üzerinde mutabik olduklarini gördü Hz Ali (r a)'i çagirarak ona; Allah'in Kitabi, Resulünün Sünneti ve Ebû Bekir ve Ömer'in uygulamalarina tabi olarak hareket edip etmeyecegini sordu O, Allah'in Kitabi ve Resulünün Sünnetine tam olarak uyacagi, ancak bunun disinda kendi içtihadina göre davranacagi cevabini verdi Ayni soruyu Osman (r a)'a yönelttiginde o, bunu kabul etmisti Bunun üzerine Abdurrahman Ibn Avf, Osman (r a)'i halife atadigini ilan ederek ona bey'at etti (Suyuti, a g e ,171, 172; Ibn Hacer, a g e , 463; H i Hasan, a g e , I, 258, 261) Hz Osman'a ikinci olarak bey'at eden kimse Hz Ali (r a) olmustur Pesinden de bütün müslümanlar ona bey'at ettiler (Ibn Sa'd, a g e , III, 62) Osman (r a)'in hilâfete geçisi Hicri yirmi üç senesi Zilhicce ayinin sonlarinda olmustur Osman (r a), devlet idaresini devraldigi zaman Islâm fetihleri hizli bir sekilde devam ediyordu Hz Ömer (r a) devrinde Suriye, Filistin, Misir ve iran, Islâm topraklarina katilmisti Hz Ömer (r a)'in güçlü idaresi, fethedilen bölgelerde otorite ve düzenin saglam bir sekilde yerlesmesini saglamisti Hz Osman (r a), Islâm tebliginin girmis oldugu yayilma sürecini ayni hizla devam ettirmeye çalisti O, Ermenistan, Kuzey Afrika ve Kibris'i fethetmis, iran'daki ayaklanmalari bastirarak merkezî yönetimin nüfuzunu yeniden tesis etmistir Hz Osman (r a), hilâfeti devraldigi zaman idari kadrolarda yavas yavas bazi degisiklikler yapma yoluna gitti Ancak, Ömer (r a)'in vasiyetine uyarak bir sene müddetle onun valilerini yerlerinde birakti ilk önce Küfe valisi Mugire b su'be'yi azlederek yerine Sa'd b Ebi Vakkas'i atadi Sa'd, Osman (r a)'in yönetime geçtikten sonra atadigi ilk validir (Ibnül-Esir el-Kamil fî't-Tarih, Beyrut 1979, III, 79) Misirlilarca sevilen bir kimse olan Amr b el-As'in Misir valiliginden alinmasi ve yerine, Abdullah b Sa'd b Ebi Serh'in tayin edilmesi bazi karisikliklarin çikmasina sebep olmustu iskenderiye halki Bizans imparatoru Heraklious'a mektup yazarak kendilerini müslümanlarin elinden kurtarmasini istediler Ayrica, müslümanlarin karsi koyacak kadar askerlerinin olmadigini da bildirdiler Bunun üzerine Bizans imparatoru, Manuel komutasinda kalabalik bir orduyu iskenderiye'ye gönderip burayi isgal etti Bizanslilardan çekinen Kipti halk, Hz Osman'dan duruma müdahale etmesini istediginde o, Amr b el-As'i Misir'a geri gönderdi Amr, yaptigi savasta, Manuel'i öldürerek düsmani büyük bir yenilgiye ugratti ve iskenderiye sehrini çevreleyen sur'u yikti (Hicrî 25) (Ibnul-Esir, a g e , III, 81; H i Hasan, a g e ; I, 264) Ayni yil içerisinde anlasmalarini bozan Rey üzerine, Sa'd b Ebi Vakkas bir sefer düzenlemis; ayrica, Deylem üzerine yürümüstür Sa'd b Ebi Vakkas, Beytül-Malden borç olarak aldigi parayi geri ödemekte sikisinca Osman (r a), onu azlederek yerine anne bir kardesi Velid b Ukbe'yi Küfe valiligine getirdi (Ibnul-Fsir a g e , III, 82) Velid, bes sene Küfe valiliginde bulunmustur Velid, bir sabah, namazi sarhos oldugundan dolayi dört rekat kildirmisti Hatirlatilmasi üzerine "sizin için arttiriyorum" demisti Bunu duyan Hz Osman, ona tazir cezasi vererek bunun uygulanmasini Hz |