
04-10-2008
|
 |
Bayan Üye
|
|
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 1.492
|
|
HZ. HACCAC İBNİ İLÂT (r.anh)
Haccac İbni Ilât radıyallahu anh, servet sahibi, zekî ve siyasî bir tüccar  İslâm’la şereflendikten sonra alacaklarını tahsil etme konusunda siyâsî dehâsını kullanan ve Resulûllah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizden özel izin alarak Mekke’li müşrikleri kendine hizmet ettiren bir yiğit 
O, Beni Süleym kabilesine mensuptur Bu kabilenin topraklarında altın madenleri çıkardı Bu madenlerin zekâtını vermek ilk defa ona nasip oldu Onun İslâmiyeti kabûlü şöyle gerçekleşti:
Haccac İbni Ilât, Süleymoğulları kabilesinden bir grub ile Mekke’ye gidiyordu Gece olunca ıssız bir vadide konakladılar Arkadaşları Haccac’ın nöbet tutmasını istediler O da onların emniyeti için kabul etti Kalktı, etrafı dolaşmağa başladı Kendi kendine: “Ben ve arkadaşlarım sağ sâlim dönünceye kadar Allah’a sığınırız ” diyordu Bir ara birinin şöyle dediğini işitti: “Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin çerçevesinden (köşe ve bucağından) çıkıp gitmeye gücünüz yetiyorsa haydi geçip gidiniz Ancak büyük bir güçle çıkıp gidebilirsiniz ” (Rahman: 33)
Bu sözlerin âyet olduğunu bilmeyen Haccac onları ezberledi Mekke’ye vardığında Kureyşlilerin ileri gelenlerinin katıldığı bir mecliste bulundu Orada geceleyin başlarından geçen olayı anlattı Ezberlediği âyeti onlara okudu Bunun üzerine Kureyşliler ona: “Ey Ilât! Sen de sapıtmışsın Muhammed de bu sözlerin kendine Allah tarafından vahyedildiğini söylüyor ” dediler Ona pek değer vermediler Haccac da: “Vallahi bu sözleri, hem ben hem de yanımdaki arkadaşlar birlikte duyduk ” diyerek hadisenin ciddiyetini onlara duyurmaya çalıştı
Haccac İbni Ilât’ın gönlünde bir ışık belirmişti Bu olay ona çok tesir etmişti Resûlullah (s a ) Efendimizin nerede olduğunu sorup öğrendi Onu görebilmek için vakit kaybetmeden yola çıktı Medine-i Münevvere’ye geldiğinde İki Cihan Güneşi efendimizin Hayber’e gittiğini haber aldı Yine orada eğlenmeden hemen Hayber’e doğru hareket etti Hayber Gazvesi günlerinde Fahr-i Kâinat (s a ) efendimize ulaştı Kendisiyle görüştü ve müslüman oldu Hayber fethine de katıldı
Haccac İbni Ilât (r a ) servet sahibi zengin bir tüccardı Kabilesinin topraklarında altın madenleri çıkardı Mekke’de bir hayli alacakları vardı Ailesi de orada kalmıştı Malı-mülkü ve eşyası onun yanındaydı Hem alacaklarını tahsil etmek hem de ailesinin yanındaki mallarını alıp Medine’ye getirmek istedi Bunun için İki Cihan Güneşi Efenmdimizin huzuruna çıktı ve: “Yâ Resûlâllah Mekke’de bir takım kimselerde alacaklarım var İzin verirseniz onları alıp diğer mallarımla birlikte Medine’ye getirmek istiyorum ” dedi Efendimiz ona izin verdi Haccac’ın gönlünü tırmalayan, zihnini meşgul eden bir konu daha vardı Onu da Efendimize sormalıydı Şöyle dedi: “Ya Rasûlâllah! Eğer müşrikler benim müslüman olduğumu anlarlarsa bana hiçbir şey vermezler Mallarımı kurtarabilmek için belki senin hakkında münasip olmayan sözler söyleme zorunda kalabilirim Bu hususta ne buyurursunuz?” dedi Fahr-i Kâinât (s a ) efendimiz bu konuda da ona izin verdi
Haccac (r a ) zekî idi Siyâsî kabiliyete sahipti Bu sebebten fırsatları değerlendirmesini iyi biliyordu Karşısına çıkacak meseleleri, problemleri iyi hesap ediyordu Buna göre sorular soruyordu Aldığı cevaplardan memnundu Gönlü huzur içinde Mekke’ye vardı Kureyş müşriklerinin zaaf noktalarını tesbit etti Onları oradan yakaladı Alacaklarını tahsil hususunda onları kendine hizmet ettirdi Müşriklerle aralarında geçen hadiseyi kendisi şöyle anlatıyor:
Kureyşliler o günlerde Rasûlullah (s a ) efendimizin Hayber üzerine yürüdüğünü duymuşlardı Fakat gelişmelerden haber alamamışlardı Mekke’ye vardığımda çevremi sardılar Bana sorular sormağa başladılar Benim henüz müslüman olduğumu da bilmiyorlardı Ben de Efendimizden aldığım izin üzerine onları sevindirecek haberler vermeğe başladım Şunları anlattım; “Muhammed ve ashabı, şimdiye kadar çarpışmayı, savaşmayı Hayberli’lerden daha iyi bilen bir kavimle karşılaşmadı Hayberliler onbin kişilik ordu topladı Müslümanları kılıçtan geçirdi Müslümanlar büyük bir yenilgiye uğradı Muhammed esir alındı ” dedim Bu haberler onları çok sevindirdi Daha ileriye giderek şunları ilâve ettim: “Hayberliler Muhammed’i Mekkelilere teslim etmeyi öldürülen adamlarınıza karşılık onu sizin öldürmenizi istiyorlar” dedim
Mekke’li müşriklere aslı olmayan bu parlak müjdeleri verdikten sonra onlara: “Siz de bana yardım ediniz Alacaklarımı süratle toplayayım ki, müslümanların ganimet mallarını başka tüccarlar gelmeden satın alayım ” dedim Bu istek ve teklifime memnûniyetle diyerek karşılık verdiler Büyük bir sevinç içerisinde benim alacaklarımı toplayıverdiler
Karısına da aynı şeyleri söyleyip ondan da mallarını alan Haccac (r a ) işini bu şekilde bitirdi Mekke’deki servetini topladı Fakat verdiği haberler Mekke’deki müslümanları çok üzdü Hz Abbas bu acı haberi işitince fenâlaştı ve evine döndü Kölesini Haccac’a gönderdi ve görüşmek istediğini bildirdi Haccac onunla gizlice görüştü ve Abbas (r a )’a meselenin iç yüzünü anlattı Birkaç gün gizli tutmasını ricâ etti Sonra Mekke’den ayrılıp Medine’ye gitti Hz Abbas üç-beş gün geçince Kâbe’ye çıktı Müşrikleri sarsan, şok eden haberler vermeğe başladı Gerçek söylenenlerin tam tersi idi Hayberliler hezimete uğramıştı Zafer müslümanlarındı Haccac alacaklarını kurtarmak için böyle söylemişti Hz Abbas Kureyşlilere durumu tek tek anlattı Müşrikler bütünüyle sarsıldı
Haccac İbni Ilât (r a ) getirdiği malların zekâtını verdi Medine’de kendisine bir ev, bir de mescid yaparak şehre yerleşti Resûl-i Ekrem (s a )’in vefâtından sonra Humus’a giderek orada yaşadı Hz Ömer (r a )’ın hilâfetinin ilk yıllarında vefat etti Cenâb-ı Hakk’tan şefaatlerini niyaz ederiz Amin
Haykırmak istersin sesin kısılır,Yalvarırsın ama kimse seni istemez…İşte o zaman hayatın anlamını anlayacaksın…Ve o günün gelmesi için diz çökeceksin…Sen de gölge olacak bir bedene saplanacaksın,Ve kabus olacak her saniyen…Tıpkı benim sen senin de ben olman gibi… ”…Şimdi Günahlarım Yıkıyor Bedenimi…”
|