
Yıldız kategorisine giren birçok futbolcunun hikayesi birbirine benzer

Sıfırdan gelir, zirveye çıkar, formasını giydiği takımın idolü olur



Belki daha sonra başka takıma gider ama hep “yıldız” kimliğini sürdürür

Servet Çetin’in hikayesi ise biraz farklı

Çünkü kariyeri boyunca iki kez zirve yaptı

İlkinde ayağı kayıp düşer gibi olduysa da tekrar hak ettiği yere çıkmayı başardı

Daum döneminde savunmada çok hata yaptığı gerekçesiyle Fenerbahçe’den gönderilen ve Sivas yolunu tutan Servet, oradaki performansıyla adeta “Ben bunu hak etmedim” der gibiydi
FELDKAMP’IN VAZGEÇİLMEZİ OLDU
Yiğidolar’la başarıdan başarıya koşarken, Milli Takım formasını da sırtına geçirdi

Galatasaray’a gelişi ise biraz sancılıydı

Daha önce Fenerbahçe formasını giymiş olması nedeniyle taraftarlar ona başta pek ısınamadı

Ayrıca iyi bir savunmacı olmasına rağmen, yaptığı o kritik hatalar yok muydu



Tribünlerin büyük çoğunluğu Servet’e “Galatasaray’ın futbolcusu” gözüyle bakmıyordu

Ama o bunu pek önemsemedi, kendisini işine verdi

Kısa sürede Teknik Direktör Karl Heinz Feldkamp’ın gözdesi haline geldi

Disiplini ile ünlü Alman Hoca, Servet’e o kadar çok güveniyordu ki, neredeyse tüm maçlarda ona forma verdi

UEFA Kupası’ndaki tüm karşılaşmalarda görev alan yıldız futbolcu, Turkcel Süper Lig’deki 25 maçın 23’ünde de oynadı
ADI CESUR YÜREĞE ÇIKTI
Sezonun geride kalan kısmında Galatasaray’ın en çok sahada kalan futbolcusu olarak dikkat çekti

Servet, sadece Feldkamp’ın değil, sezon başında kendisine şüpheyle bakan taraftarların da el üstünde tuttuğu isim olmuştu

Bunun sebebi iyi oynaması kadar, gözünü budaktan sakınmayan yapısıydı

Hırsı, isteği ve sakatlanma pahasına her topa kafasını sokması, onu Sarı-Kırmızılı tribünler için “Cesur Yürek” haline getirdi

Servet’in ismi artık, diğer “Cesur Yürek”ler Bülent Korkmaz ve Stumpf ile birlikte anılıyordu

Liderlik özelliği de onu diğerlerinden bir adım öne çıkardı

Kral Hakan Şükür’ün vedaya hazırlandığı, Lincoln’ün bekleneni veremediği, Hasan Şaş’ın eski günlerinden çok uzak olduğu bu dönemde, Galatasaray’ın sahadaki liderlik görevini üstlendi

Sonuç itibariyle, Servet Galatasaray’a gelişi ile sönen yıldızını eskisinden de daha fazla parlattı

Sadece Cim Bom’un değil, Milli Takım’ın da vazgeçilmez ismi oldu

Galatasaray ise bu transferle savaşçı ruhlu, forması için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacak, yeni bir Cesur Yürek kazandı

Kaynak: Akşam
10
03
2008