GuncelMekan.com

Güncel Mekan

Türkiye'nin En Güncel Forum Sitesi

Bilim Adamlarının Hayatları

Bilim & Teknoloji icinde Bilim Adamlarının Hayatları konusu , Bilim Adamlarının Hayatı ALBERT EINSTEIN (1879-1955) Alman asıllı ABD'li fizikçi Albert Einstein, bütün insanlık tarihinin en büyük bilim adamlarından biridir Çağdas fiziğin temellerini atan çalısmalarından bugün bile evreni ve evrende ...

Geri git   GuncelMekan.com >
..:: Eğitim & Kültür & Güncel Köşe ::..
> Elektrik-Elektronik > Bilim & Teknoloji

Anlık İletiler Kayıt ol Yardım Üye Listesi Ajanda Arama Bugünki Mesajlar Forumları Okundu Kabul Et


Cevapla
 
Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 06-22-2008
Nu-MeTaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
V0L UP
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.685
Nu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond repute
Thumbs up Bilim Adamlarının Hayatları


Bilim Adamlarının Hayatı ALBERT EINSTEIN (1879-1955)

Alman asıllı ABD'li fizikçi Albert Einstein, bütün insanlık tarihinin en büyük bilim adamlarından biridir Çağdas fiziğin temellerini atan çalısmalarından bugün bile evreni ve evrende gözlediğimiz bütün olayları nasıl yorumlamamız gerektiğine dair yol gösterir

Yahudi bir ailenin oğlu olan Einstein, Ulm'da doğdu ve Münih'te öğrenime başladı Okul yıllarında matematiğe özel bir ilgi duyarak bu alanda sivrildi 15 yaşındayken ailesi İtalya'nın Milano kentine taşınınca Einstein İsviçre'ye geçerek Zürich Teknik Üniversitesi'ne girdi 1900 de bu üniversitenin kuramsal fizik ve matematik bölümünü bitirdi Bir süre öğretmenlik yaptıktan sonra Bern'deki patent bürosunda çalışmaya başladı bu görevden arta kalan zamanlarda fizik çalışmalarını sürdürdü ve 1905 te fiziğin gelişmesini sağlayan bir dizi incelemeler yaptı

Molekül boyutlarının hesaplanmasına ilişkin yeni bir yöntem önerdiği ilk incelemesiyle Zürich Teknik Üniversitesi'nden fizik doktoru ünvanını aldı İskoçyalı botanikçi Robert Brown'un çiçektozlarında gözlemlediği "Brown hareketi"ne ilişkindi Brown'ın gözlemlerine göre çiçektozları gibi küçük parçacıklar durgun bir sıvının içinde bile, durmadan hereket ediyordu Daha önceleri bu olayın rastgele hareket eden sıvı moleküllerinin küçük parçalara çarpmasından olduğu düşünülüyordu Einstein bu incelemesinde brown hareketin bi matematiksel durum olarak açıkladı

Einstein'ın üçüncü makalesinde gene yıllar önce keşfedilmiş çok ilginç bir olaya açıklık getiriyordu Üzerine ışık gönderilen bazı maddelerin elektron yaydığı ama ışığın şiddetini arttığında yayılan elektronların enerjisinde değil yalnızca sayısında artış olduğu biliniyordu Einstein fotoelektrik etki adıyla bilinen bu olayın açıklamasını yaparken ışığın hem dalgalar halınde hem de enerji yüklü küçük parçacıklar halinde yayıldığını öne sürdü Bu parçacıklar yani bugünkü adıyla fotonlar maddeye çarptığında atomlardan elektron koparıyor ama serbest kalan elektronlar maddeden kurtulmaya çalısırken atomların çekim kuvvetiyle enerji kaybediyordu Einstein özellikle bu çalısmasıyla 1921 Nobel Fizik Ödülü'ne değer görüldü

Einstein aynı yıl yayımlanan dördüncü incelemesi en önemlisidir Bu makalesinde özel görecelik kuramını 1916 da dahada geliştirerek genel görecelik kur----- ulaşmıştır Einstein'ın kur----- göre cismin kütlesi,uzunluğu hatta olay süresince zamanın akış hızı cismin hızına bağlı olarak değişir Bunlar insana inanılmaz gelen devrimci düşüncelerdi ve benimsenmesi çok uzun zaman aldı Einstein'ın görecelik kuramıyla vardığı en önemli sonuçlardan biri de kütle ile enerjinin eşdeğerliliğidir Demek ki kütle bir enerji birimi olduğuna göre kütleçekimi de bir kuvvet olarak değil uzayda kütlenin varlığından kaynaklanan bir enerji bandı olarak düşünmek gerekir Bu nedenle uzaydaki büyük kütleli gökcisimlerinin yakınından geçen ısık ısınlarının doğrultusunda bir sapma olur bu da uzayın eğrilmesine yol açar Einstein enerji ile kütle arasındaki eşitliği ünlü E=mc2(KARE) bağıntısıyla gösterdi (E)enerji, (c)ısığın çarpma sayısı, (m) kütle Işık hızının karesi çok büyük bir sayı olduğundan çok küçük bir kütle çok büyük bir enerjiye eşit olur

Dünyaca ünlü bir bilim adamı olan Einstein 1914 te Berlin'de kurulan bir arastırma enstütüsünde fizik bölümünün yoneticiliğine getirildi I Dünya Savaşı boyunca Almanya'da yasadı ve kararlı barışsever olarak savas karsıtı eylemleri destekledi 1918 de barışı büyük bir sevinçle karşıladı Ama 1933 te Nazi Partisi'nin iktidara gelmesi ve yahudilere karşı yürüttükleri eylemler yüzünden artık Almanya'da yaşaması olanaksızdı Amerika'ya yerleşerek yaşamının sonuna kadar uğraşacağı "Birleşik Alan Kuramı" üstünde çalısmaya basladı Ne var ki kuvvetle ilişkin bütün fizik kuramlarını tek bir kuramda birleştirmeyi amaçlayan bu çalısmasını sonlandıramadı

Einstein bütün yaşamı boyunca dünya sorunlarıyla cok yakından ilgilendi Gerçek bir barışsever olmasına karsın Hitler Almanyasında atom bombası yapmak üzere çalısmalar başladığını öğrenince Almanya ve Japonya'nın böyle bir bombayı kullanmalarını engeller düşüncesiyle atom bombasının ilk kez ABD de yapılmasına ön ayak oldu Ama II Dünya Savaşı'nda bu bombaların Hiroşima ve Nagazaki kentlerine atılmasından sonra atom silahının denetlenmesini ve dünya barısının kurulmasını içtenlikle destekledi

Alçakgönüllü ve sevecen bir insan olan Einstein aynı zamanda bir müziksever ve yetenekli bir kemancıydı



http://wwwguncelmekancom/gizlilikhtml - Gizlilik Bildirimi Lütfen Okuyunuz!

Forumda vvarez içerik olan key, c*rack, film, ödev, mp3 vs paylaşımı yasaktır!

http://wwwguncelmekancom/forum-duy-yasaktirhtml

Bu sitedeki Bütün program ve oyunlar demo ya da freeware'dir!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 06-22-2008
Nu-MeTaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
V0L UP
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.685
Nu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond repute
Thumbs up

SIR ISSAC NEWTON

Newton (1642 - 1727), tarihin yetiştirdiği en büyük bilim adamlarından biridir ve matematik, astronomi ve fizik alanlarındaki buluşları göz kamaştırıcı niteliktedir; klasik fizik onunla doruğa erişmiştir Bilime yaptığı temel katkılar, diferansiyel ve entegral hesap, evrensel çekim kanunu ve Güneş ışığının yapısı olarak sıralanabilir Çalışmalarını Doğa Felsefesinin Matematik İlkeleri (Principia) ve Optik adlı eserlerinde toplamıştır

Newton, diferansiyel integral hesabı bulmuştur ve bu buluşu 17 yüzyılda ortaya çıkan ve çözümlenmek istenen bazı problemlerden kaynaklanmaktadır

Bu problemlerden ilki, bir cismin yol formülünden, herhangi bir andaki hız ve ivmesini, hız ve ivmesinden ise aldığı yolu bulmaktı Bu problem ivmeli hareketin incelenmesi sırasında ortaya çıkmıştı; buradaki güçlük, 17 yüzyılda ilgi odağı haline gelen ansal hız, ansal ivmenin hesaplanması (hızın veya ivmenin bir andan diğer bir ana değişmesini belirlemek) idi

Örneğin, ansal hız bulunurken, ortalama hız durumunda olduğu gibi, alınan yol geçen süreye bölünerek hesaplanamaz, çünkü verilen bir an içinde alınan yol ve süre sıfırdır; sıfırın sıfıra oranı ise anlamsızdır Bu biçim hız ve ivme değişimleri diferansiyel hesap ile bulunabilir

İkinci problem, bir eğrinin teğetini bulmaktı Bu problem hem bir geometri problemiydi, hem de çeşitli alanlardaki uygulamalarda çok önemliydi Bu problemlerin çözümü için diferansiyel hesabı uygulamak gerekir

Üçüncü problem de, bir fonksiyonun maksimum veya minimum değerlerinin bulunması sorunuydu Örneğin, gezegen hareketlerinin incelenmesinde, bir gezegenin Güneş'ten en büyük ve en küçük mesafelerinin bulunması gibi maksimum ve minimum problemleri ile karşılaşılmaktaydı

Dördüncü problem ise, bir gezegenin verilen bir süre içinde aldığı yol, eğrilerin sınırladığı alanlar, yüzeylerin sınırladığı hacimler gibi problemlerdi Bunların çözümleri integral hesap yardımıyla bulunur

Newton 1665 yılında uzunluklar, alanlar, hacimler, sıcaklıklar gibi sürekli değişen niceliklerin değişme oranlarının nasıl bulunacağı üzerinde düşünmeye başlamıştı Bir niceliğin diğer birine göre ansal değişme oranını (dx/dy) diferansiyel hesap ile bulmuş ve bu işlemin tersiyle de (integral hesap) sonsuz küçük alanların toplamı olarak eğri alanların bulunabileceğini göstermiştir Newton, iki mekanik problemin çözümünü bulmaya çalışırken diferansiyel entegral hesabı geliştirmiştir Bu problemler:

1) Gezegenin hareketi sırasında yörüngesi üzerinde katettiği yoldan, herhangi bir andaki hızını bulmak,

2) Gezegenin hızından, herhangi bir anda yörüngesinin neresinde bulunacağını hesap etmekti

Bu problemlerin çözümüne hazırlık olarak Newton, y = x2 denkleminde herhangi bir andaki yolu y, ve düzgün bir dx hızı ile alınan başka bir andaki yolu da x ile göstererek, 2xdx'in aynı anda y yolunu alan hızı temsil edeceğini söylemiştir

Newton diferansiyel-integral hesabı bulduğunu 1669 yılına kadar kimseye haber vermemiş ve ancak 42 yıl sonra yayınlamıştır Bundan dolayı da Leibniz ile aralarında öncelik problemi söz konusu olmuştur Leibniz, Newton'dan daha iyi bir notasyon kullanmış, x ve y gibi iki değişkenin mümkün olan en küçük değişimlerini dx ve dy olarak göstermiştir

1684 yılında yayımladığı kitabında dxy= xdy+ ydx, dxn= nxn-1, ve d(x/y)=(ydx-xdy)/y2 formüllerini vermiştir

Newton matematiğin başka alanlarına da katkıda bulunmuştur Binom ifadelerinin tam sayılı kuvvetlerinin açılımı çok uzun zamandan beri biliniyordu Pascal, katsayıların birbirini izleme kuralını bulmuştu; ancak kesirli kuvvetler için binom açılımı henüz yapılmamıştı Newton (x-x2)1/2 ve (1-x2)1/2 açılımlarını sonsuz diziler yardımıyla vermiştir

Principia'da Newton, Galilei ile önemli değişime uğrayan hareket problemini yeniden ele alır Uzun yıllar Aristoteles'in görüşlerinin etkisinde kalmış olan bu problemi Galilei, eylemsizlik ilkesiyle kökten değiştirmiş ve artık cisimlerin hareketinin açıklanması problem olmaktan çıkmıştı

Ancak, problemin gök mekaniğini ilgilendiren boyutu hâlâ tam olarak açıklanamamıştı Galilei'nin getirdiği eylemsizlik problemine göre dışarıdan bir etki olmadığı sürece cisim durumunu koruyacak ve eğer hareket halindeyse düzgün hızla bir doğru boyunca hareketini sürdürecektir

Aynı kural gezegenler için de geçerlidir Ancak gezegenler doğrusal değil, dairesel hareket yapmaktadırlar O zaman bir problem ortaya çıkmaktadır Niçin gezegenler Güneş'in çevresinde dolanırlar da uzaklaşıp gitmezler?

Newton bu sorunun yanıtını, Platon'dan beri bilinmekte olan ve miktarını Galilei'nin ölçtüğü gravitasyonda bulur Ona göre, Yer'in çevresinde dolanan Ay'ı yörüngesinde tutan kuvvet yeryüzünde bir taşın düşmesine neden olan kuvvettir Daha sonra Ay'ın hareketini mermi yoluna benzeterek bu olayı açıklamaya çalışan Newton, şöyle bir varsayım oluşturur:

Bir dağın tepesinden atılan mermi yer çekimi nedeniyle A noktasına düşecektir Daha hızlı fırlatılırsa, daha uzağa örneğin A' noktasına düşer Eğer ilk atıldığı yere ulaşacak bir hızla fırlatılırsa, yere düşmeyecek, kazandığı merkez kaç kuvvetle, yer çekim kuvveti dengeleneceği için, tıpkı doğal bir uydu gibi Yer'in çevresinde dolanıp duracaktır

Böylece yapay uydu kuramının temel prensibini de ilk kez açıklamış olan Newton, çekimin matematiksel ifadesini vermeye girişir Kepler kanunlarını göz önüne alarak gravitasyonu F = Mm /r olarak formüle eder Daha sonra gözlemsel olarak da bunu kanıtlayan Newton, böylece bütün evreni yöneten tek bir kanun olduğunu kanıtlamıştır Bundan dolayı da bu kanuna evrensel çekim kanunu denmiştir

Newton'un diğer bir katkısı da fizikte kuramsal evreyi gerçekleştirmiş olmasıdır Kendi zamanına kadar bilimde gözlem ve deney aşamasında bir takım kanunların elde edilmesiyle yetinilmişti Newton ise bu kanunlar ışığında, o bilimin bütününde geçerli olan prensiplerin oluşturulduğu kuramsal evreye ulaşmayı başarmış ve fiziği, tıpkı Eukleides'in geometride yaptığına benzer şekilde, aksiyomatik hale getirmiştir Dayandığı temel prensipler şunlardır:

1 Eylemsizlik prensibi: Bir cisme hiçbir kuvvet etki etmiyorsa, o cisim hareket halinde ise hareketine düzgün hızla doğru boyunca devam eder, sükûnet halindeyse durumunu korur

2 Bir cisme bir kuvvet uygulanırsa o cisimde bir ivme meydana gelir ve ivme kuvvetle orantılıdır (F = ma)

3 Etki tepki prensibi: Bir A cismi bir B cismine bir F kuvveti uyguluyorsa, B cismi de A cismine zıt yönde ama ona eşit bir F kuvveti uygular

Newton'un ağırlıkla ilgilendiği bir diğer bilim dalı da optiktir Optik adlı eserinde ışığın niteliğini ve renklerin oluşumunu ayrıntılı olarak incelemiştir ve ilk kez güneş ışığının gerçekte pek çok rengin karışımından veya bileşiminden oluştuğunu, deneysel olarak kanıtlamıştır

Bunun için karanlık bir odaya yerleştirdiği prizmaya güneş ışığı göndererek renklere ayrılmasını ve daha sonra prizmadan çıkan ışığı ince kenarlı bir mercekle bir noktaya toplamak suretiyle de tekrar beyaz ışığı elde edebilmiştir Ayrıca her rengin belirli bir kırılma indisi olduğunu da ilk bulan Newton'dur


http://wwwguncelmekancom/gizlilikhtml - Gizlilik Bildirimi Lütfen Okuyunuz!

Forumda vvarez içerik olan key, c*rack, film, ödev, mp3 vs paylaşımı yasaktır!

http://wwwguncelmekancom/forum-duy-yasaktirhtml

Bu sitedeki Bütün program ve oyunlar demo ya da freeware'dir!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 06-22-2008
Nu-MeTaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
V0L UP
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.685
Nu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond repute
Thumbs up

Charles Darwin

Lamarck gibi türlerin değiştiğini kabul eden bir başka bilim adamı da Darwin'dir Charles Darwin (1809-1882) Gallapagos Adaları'nda, evcil hayvanlar, özellikle güvercinler üzerinde yapmış olduğu araştırmaların sonuçlarını Türlerin Kökeni adlı eserinde sunmuştur

Evrim teorisi olarak adlandırılan bu teoriye göre, koşulların değişmesine bağlı olarak canlı ya hemen değişir ya da uzun zaman içinde değişim gösterir Eğer canlı değişmezse, yaşam şansını kaybeder ‚ünkü yaşam ilkesi ekonomidir; her şeyin belli bir işlevi vardır ve o işlevi en iyi şekilde yapmak zorundadır; ona uymayan canlı kaybolur

Eğer yaşam şartları değişmişse, canlının da buna bağlı olarak değişmesi gerekir; aksi taktirde mevcut fakat işe yaramayan bazı kısımlarını ya da organlarını beslemek ve kendi gücünü korumak için kullanacağı besinini gereksiz yere sarfetmek zorunda kalır

Bu durumda yaşam savaşında başarılı olma şansını zorlar, hatta kaybedebilir Bundan dolayıdır aynı görevi yapan organın sayısı fazlaysa, bunlar değişime uğrar ya da uzun süre değişmemiş organlar ve nisbeten az gelişmiş, basit canlılar, aynı şekilde, değişime geçirirler

Canlı değişime konu olduğunda, kollar gibi benzer organları birlikte değişir Genellikle, canlıdaki küçük gruplar, örneğin çeşitler türlere ve türler cinslere (genus) göre daha kolay değişmek-tedir

Canlıda iki güç vardır: Doğa koşullarına uymak için en faydalı ve gerekli organları tutup diğerlerini atması, yani doğal eleme ve ataya geri dönme isteği Genellikle, bu güçlerden birincisi hakim olur ve canlı doğa koşullarına göre değişir, ancak zaman zaman canlıda geriye dönüşler görülebilir Bu geriye dönüşler bazen 20 nesil sonra bile görülebilmektedir

Darwin'in canlıda değişimin ne kadar sürede oluştuğu gibi, evrim teorisiyle açıklayamadığı bazı sorular da vardı Darwin bu soruya kesin bir yanıt vermez; ona göre bu, çok uzun bir zaman kesitini kapsayabilir

Evrim teorisi zamanında ve daha sonra büyük tepkilere yol açmıştır Bazı bilim adamları onu desteklerken, bazıları da şiddetle karşı çıkmıştır Gerek karşı çıkanlar gerekse destekleyenler, teorinin lehinde ve aleyhinde deliller toplarken, biyolojinin gelişmesine de katkıda bulunmuşlar, özellikle embriyoloji, jeoloji, paleoantropoloji ve karşılaştırmalı anatomi konularındaki çalışmalardan delillerle görüşlerini desteklemişlerdir

Darwin'e karşı olan bilim adamları canlının değişmediğini, türlerin sabit olduğunu kabul etmişlerdir Onlara göre, değişme söz konusu olamaz; çünkü canlı yeni koşullara uymaya çalışırken, bunu başaramaz ve yok olur

Örneğin, iklim değişip de ortalık bataklığa dönüştüğünde, canlı uyum sağlayamadan bataklıkta yok olup gider Bunlar sönmüş türleri meydana getirir Bunların en güzel delillerini fosiller bize sağlamaktadır


http://wwwguncelmekancom/gizlilikhtml - Gizlilik Bildirimi Lütfen Okuyunuz!

Forumda vvarez içerik olan key, c*rack, film, ödev, mp3 vs paylaşımı yasaktır!

http://wwwguncelmekancom/forum-duy-yasaktirhtml

Bu sitedeki Bütün program ve oyunlar demo ya da freeware'dir!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 06-22-2008
Nu-MeTaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
V0L UP
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.685
Nu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond repute
Thumbs up

THOMAS EDISON



İnsanlık tarihinin en büyük mucitlerinden biri olan Thomas Edison, 11 Şubat 1847’de Amerika’nın Ohio eyaletinde dünyaya geldi Alman – İngiliz asıllı ve Hollanda göçmeni, koltukçu bir babanın ve İskoç asıllı eski bir Öğretmen olan annenin son ve yedinci çocuklarıydı Babası’nın Milano’da işi bozulunca yedi yaşında Michigan'daki Mich Port Huron’a göç etmek zorunda kalmışlardı Edison burada orta halli bir ailenin çocuğu olarak büyümeğe başladı ve ilköğrenimine burada başladı

Fakat başladıktan yaklaşık üç ay sonra algılamasının yavaşlığı nedeniyle okuldan uzaklaştırıldı Bundan sonraki üç yıl boyunca özel bir öğretmen tarafından eğitildi Son derece meraklı ve yaratıcı kişiliğe sahip bir çocuk olan Edison, 10 yaşına geldiğinde kendisini fizik ve kimya kitaplarına verdi

Oniki yaşına geldiğinde ailesine yardım etmek için Port Huron ile Detroit arasında çalışan trende gazete satmaya başlayan Edison, evlerindeki laboratuvarını trenin yük vagonuna taşıyarak, çalışmalarını burada sürdürdü Bu dönemde Edison; Michael Faraday’ın “Experimental Research in Electricity” adlı yapıtını okudu ve derinden etkilendi

Bunun üzerine bir yandan Faraday'ın deneylerini tekrarladı bir yandan da kendi deneylerine ağırlık vererek daha düzenli çalışmaya ve notlar tutmaya başladı

Onbeş yaşına gelince kendi kazandığı tüm parayı bir baskı makinesine yatırdı ve Weekly Herald adlı bir gazete çıkardı Bu gazetenin yazılarını kendisi trende yazıyor ve evde basıyordu Ancak bir gün hareket halindeki bir furgona atlarken bir tren memuru tarafından yakalandı Memur kulağını o kadar çekti ki günlerce kulak ağrısından kıvranmak zorunda kaldı Ancak bu olay sonradan daha da ilerleyen sağırlığının başlangıcı oldu

Edison onaltı yaşındayken telgrafçılığı öğrendi ve ve dört yıl boyunca Middle West’te telgraf memuru olarak dolaştı Bir Mucit olma isteği onda bu yıllarda başladı

1868'de kendine atölye kurdu ve aynı yıl geliştirdiği elektrikli bir oy kayıt makinasının patentini aldı Aygıt oldukça ilgi topladı ama kimse tarafından satın alınmadı Tüm parasını yitiren Edison, Boston'dan ayrılarak New York'a yerleşti Edison'un şansı altın borsasının düzenlenmesinde kullanılan telgrafın bozulması üzerine döndü

Borsa yetkililerinin istemi üzerine aygıtı ustaca tamir eden Edison, Western Union Telegraph Company'den geliştirilmekte olan telgraflı kayıt aygıtları üzerinde yetkinleştirme çalışması yapma önerisi aldı Bunun üzerine bir arkadaşı ile birlikte Edison Universal Stock Printer mühendislik şirketini kurdu Ve sattığı patentlerle kısa sürede önemli bir servet edindi

Bu parayla New Jersey'deki Newark'ta bir imalathane kurarak telgraf ve telem aygıtları üretmeye başladı Bir süre sonra imalathanesini kapatarak New Jersey'deki Menlo Park'ta bir araştırma laboratuvarı kurdu ve tüm zamanını yeni buluşlar yapmaya yönelik çalışmalara ayırdı Edison’un patentini aldığı 1300’den fazla icadı vardır


Edison, 1876'da Graham Bell'in geliştirdiği konuşan telgraf üzerinde çalışmaya başladı Aygıta karbondan bir iletici ekleyerek telefonu yetkinleştirdi Ses dalgalarının dinamiği üzerine yaptığı bu çalışmalardan yararlanarak 1877'de sesi kaydedip yineleyebilen gramafonu geliştirdi Geniş yankı uyandıran bu buluşu ününün uluslararası düzeyde yayılmasına neden oldu


1878'de William Wallace'in yaptığı 500 mum güçündeki ark lambasından etkilenen Edison, bundan daha güvenli olan ve daha ucuz bir yöntemle çalışan yeni bir elektrik lambasını geliştirme çalışmasına girişti Bu amaçla açtığı bir kampanyanın yardımıyla önde gelen işadamlarının parasal desteğini sağladı ve Edison Electric Light Company'yi kurdu


Oksijenle yanan elektrik arkı yerine havası boşaltılmış bir ortamda (vakum) ışık yayan ve düşük akımla çalışan bir ampul yapmayı tasarlıyordu Bu amaçla 13 ay boyunca flaman olarak kullanabileceği bir metal tel yapmaya uğraştı Sonunda 21 Ekim 1879'da özel yüksek voltajlı elektrik üreteçlerinden elde ettiği akımla çalışan karbon flamanlı elektrik ampulünü halka tanıttı Üç yıl sonra New York sokakları bu lambalarla aydınlanacaktı


1879’da Edison bir elektrik ampulü icat etti Kömürleştirilmiş iplikten Flamanlarla deneyler yaptıktan sonra karbonlaştırılmış kağıt flamanda karar kıldı 1880’de evde güvenle kullanılabilecek ampuller üreterek tanesini 2,5 dolara satmaya başladı Ancak 1878 yılında bir İngiliz bilim adamı olan Joseoh Swan da bir elektrik ampulü icat etmiştir Ampul camdı ve içinde kömürleştirilmiş bir flaman bulunuyordu Swan, ampulün içindeki havayı boşlattı çünkü havasız ortamda flaman yanıp tükenmiyordu İşte son olarak da bu iki adam güçlerini birleştirmeye karar vererek Edison ve Swan Elektrikli Aydınlatma Şirketi’ni kurdular

İki kez evlenerek altı çocuk sahibi olan Edison yaşamının sonuna kadar yeni buluşlar yapmaya devam etti Geriye çığır açıcı buluşlarını yanı sıra, gözlemleriyle dolu 3400 not defteri bıraktı


18 Kasım 1931’de, 84 yaşındayken New Jersey de hayat veda etti


http://wwwguncelmekancom/gizlilikhtml - Gizlilik Bildirimi Lütfen Okuyunuz!

Forumda vvarez içerik olan key, c*rack, film, ödev, mp3 vs paylaşımı yasaktır!

http://wwwguncelmekancom/forum-duy-yasaktirhtml

Bu sitedeki Bütün program ve oyunlar demo ya da freeware'dir!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 06-22-2008
Nu-MeTaL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
V0L UP
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: Ankara
Mesajlar: 1.685
Nu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond reputeNu-MeTaL has a reputation beyond repute
Thumbs up

Farabi

Felsefenin Müslümanlar arasında tanınmasında ve benimsenmesinde büyük görevler yapmış olan Türk filozoflarının ve siyasetbilimcilerinden Fârâbî'nin, fizik konusunda dikkatleri çeken en önemli çalışması, Boşluk Üzerine adını verdiği makalesidir Fârâbî'nin bu yapıtı incelendiğinde, diğer Aristotelesçiler gibi, boşluğu kabul etmediği anlaşılmaktadır


Fârâbî'ye göre, eğer bir tas, içi su dolu olan bir kaba, ağzı aşağıya gelecek biçimde batırılacak olursa, tasın içine hiç su girmediği görülür; çünkü hava bir cisimdir ve kabın tamamını doldurduğundan suyun içeri girmesini engellemektedir Buna karşılık eğer, bir şişe ağzından bir miktar hava emildikten sonra suya batırılacak olursa, suyun şişenin içinde yükseldiği görülür Öyleyse doğada boşluk yoktur


Ancak, Fârâbî'ye göre ikinci deneyde, suyun şişe içerisinde yukarıya doğru yükselmesini Aristoteles fiziği ile açıklamak olanaklı değildir Çünkü Aristoteles suyun hareketinin doğal yerine doğru, yani aşağıya doğru olması gerektiğini söylemiştir

Boşluk da olanaksız olduğuna göre, bu olgu nasıl açıklanacaktır? Bu durumda Aristoteles fiziğinin yetersizliğine dikkat çeken Fârâbî, hem boşluğun varlığını kabul etmeyen ve hem de bu olguyu açıklayabilen yeni bir varsayım oluşturmaya çalışmıştır Bunun için iki ilke kabul eder:


1 Hava esnektir ve bulunduğu mekanın tamamını doldurur; yani bir kapta bulunan havanın yarısını tahliye edersek, geriye kalan hava yine kabın her tarafını dolduracaktır Bunun için kapta hiç bir zaman boşluk oluşmaz


2 Hava ve su arasında bir komşuluk ilişkisi vardır ve nerede hava biterse orada su başlar


Fârâbî, işte bu iki ilkenin ışığı altında, suyun şişenin içinde yükselmesinin, boşluğu doldurmak istemesi nedeniyle değil, kap içindeki havanın doğal hacmine dönmesi sırasında, hava ile su arasındaki komşuluk ilişkisi yüzünden, suyu da beraberinde götürmesi nedeniyle oluştuğunu bildirmektedir


Yapmış olduğu bu açıklama ile Fârâbî, Aristoteles fiziğini eleştirerek düzeltmeye çalışmıştır Ancak açıklama yetersizdir; çünkü havanın neden doğal hacmine döndüğü konusunda suskun kalmıştır

Bununla birlikte, Fârâbî'nin bu açıklaması, sonradan Batı'da Roger Bacon tarafından doğadaki bütün nesneler birbirinin devamıdır ve doğa boşluktan sakınır biçimine dönüştürülerek genelleştirilecektir


http://wwwguncelmekancom/gizlilikhtml - Gizlilik Bildirimi Lütfen Okuyunuz!

Forumda vvarez içerik olan key, c*rack, film, ödev, mp3 vs paylaşımı yasaktır!

http://wwwguncelmekancom/forum-duy-yasaktirhtml

Bu sitedeki Bütün program ve oyunlar demo ya da freeware'dir!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
1000 Sene önce Ilk Kansr Ameliyatını Yapan Müslüman Bilim Adamı GiZemLi_80 Bilim & Teknoloji 1 06-20-2008 01:08 AM
Ikariam Bilim Araştırmaları Nu-MeTaL Ikariam Online 0 06-14-2008 17:49 PM
Yüzyılın deneyinde Türk bilim adamları BoZoK Güzel Yazılar 0 05-31-2008 16:58 PM
Kıyamet Günü Yaklaşarak Gelmekte Biz Farkında Değiliz GiZemLi_80 Dini Sohbet 4 04-19-2008 16:32 PM


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:54 PM .


Powered by vBulletin® Version 3.6.12
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.2.0 ©2008, Crawlability, Inc.
Sitemap, Google Gizlilik Bildirimi