Demetler içinde bir papatya

Aşık olmuş, yanmış, tutuşmuş Ak sakallı bahçıvana



Bir ümit bekliyormuş

Yüzlerce çiçeğin arasından Onunla, sadece onunla Saatlerce ilgilenmesini

Buz gibi suyunu Sadece ona döksün istiyormuş



Sadece ona değsin makası, Sadece ona gülsün dudakları

Kıskanıyormuş bahçıvanı Kırmızı güllerden, Sarı lalelerden, Mor menekşelerden

Papatya, sadece bahçıvan için açıyormuş, Bembeyaz yapraklarını


Bir gün, Aşkı öyle büyümüş ki, Papatya yapraklarını taşıyamaz olmuş

Eğilivermiş boynu

Toprağa bakıyormuş artık

Bahçıvanın sadece sesini duyuyormuş Ayaklarını görüyormuş

Bunada sükür diyormus

Yetiyormuş ona, bahçıvanın varlığını hissetmek

Zaman akıp gidiyormuş

Papatya bahçıvanın yüzünü görmeyeli çok olmuş

Ne var sanki boynumu kaldırsa Bi kerecik daha görsem yüzünü diyormuş

Yanıp tutuşuyormuş


Ve işte bir gün


Bahçıvan papatyaya doğru yaklaşmış

İncecik bedenini ellerinin arasına almış

Elindeki sopayı, köklerinin yanına, toprağa sokmuş Bir iple papatyanın gövdesini bağlayıvermiş sopaya

Papatya o an daha çok sevmiş bahçıvanı

Hâlâ göremiyormuş onu, Ama bedeni kurtulmuş

Uzun bir müddet sonra, Bahçıvan uğramaz olmuş bahçeye

Gelen giden yokmuş


Kahrından ölecekmiş papatya

Ama işte bir sabah, Hortumdan akan suyun sesiyle uyanmış

Derin bir oh çekmiş

Çılgıncasına sevdiği bahçıvan geri gelmiş

Birden, kendisine doğru gelen iki ayak görmüş

Bu onun delicesine sevdiği bahçıvan değilmiş

Başka birisiymiş

Adamın elinde bir de makas varmış

Papatyanın kafasını kaldırmış yukarıya doğru Ne güzel açmışsın sen öyle demiş

Bu gencecik, yakışıklı bir delikanlıymış

Gözleri gök mavisi, saçları güneş sarısıymış



Ama gövden seni taşımıyor demiş

Elindeki makası papatyanın boynuna doğru uzatmış Ve bir hamlede başını gövdesinden ayırmış
Papatya yere düşerken hatırlamış sevdiğini, O ak saçlı, ak sakallı, yaşlımı yaşlı bahçıvanı hatırlamış

Bir de o gencecik, yakışıklı delikanlıyı düşünmüş, Ve o an anlamış, neden o yaşlı bahçıvanı sevdiğini

O, her şeye rağmen, papatyaya emek vermiş

Belki, ona hiç bir zaman güzel olduğunu söylememiş, Ama onu asluında hep sevmiş

Papatya anlamış artık

Sevgi; emek istermiş



Yere düştüğünde son bir kez düşünmüş sevdiğini, Teşekkür etmiş ona içinden


Son yaprağı da kuruduğunda, Biliyormuş artık



Gerçek sevginin, söylemeden, Yaşamadan ve asla kavuşmadan Varolabileceğini


alıntı