
07-13-2008
|
 |
Özel Üye
|
|
Üyelik tarihi: Jul 2008
Nerden: SoNSuZLuGuN SoNuNDaN
Mesajlar: 809
|
|
mükemmel bir aşk hikayesii
Genç adam ellerinde bir buket çiçek, sahile koşarak geldi  Gözleri şöyle
bir sahilde gezindi, aradığını göremeyince ilk gördüğü banka oturup
sevdiğini beklemeye başladı Ellerinde yine her zamanki çiçeklerden vardı
Sevgilisinin en sevdiği çiçekler bunlardı Kırmızı, kıpkırmızı, kan
kırmızısı güller  Sanki dalından yeni koparılmış gibi tazeydiler, buram
buram kokuyorlardı, sevgi kokuyor, aşk kokuyor en önemliside özlem ve hasret
kokuyordu güller  Hepsinin üzerinde damlalar vardı Sanki ağlıyor
gibiydiler Genç adam güllere baktı, sanki onlarla konuşuyormuş gibi, "
Neden ağlıyorsunuz, bakın ben ne kadar mutluyum " dedi Az sonra sevdiğini
göreceği için kalbi yine deli gibi atmaya baslamıştı Ne zaman onu düşünse,
onunla bulusacağını hayal etse kalbi yine böyle yerinden çıkacakmış gibi
oluyordu Senelerdir birbirlerini sevmelerine rağmen ikiside sevgisinden hiç
birsey kaybetmemişti Onları hiç birsey ayıramazdı  Ne hasret, ne
ayrılık, nede ölüm  Genç adam telaşla saatine baktı Sevdiği yine geç
kalmıştı, 1 dakika geç kalmıştı Üstelik o, sevdiğini bekletmemek için
dakikalarca önce koşarak geliyor, onu beklemeyi bile seviyordu Ama sevdiği
her zaman bunu yapıyordu Devamlı kendisini bekletiyordu Herkesin bir
kusuru olurmuş diye düşündü  Ve gözlerini önündeki uçsuz bucaksız denize
dikti Denizin sonu yok gibiydi, tıpkı sevdiği kıza olan aşkı gibi
denizinde sonu yoktu Sonsuzluğa uzanıyordu  Aslında bugün onlar için çok
özel bir gündü Kendi aralarında sözleneceklerdi Delikanlı önce bunu
sevdiğine açmış, sonrada gidip 2 tane yüzük almıştı Bu kadar önemli bir
günde bari onu bekletmemeliydi Ama alışmıştı artık beklemeye, zararı yok
biraz daha beklerim diye düşündü Güllerin yaprakları nedense hala yaşlı
idi Bir türlü anlamıyordu onları Herşey bu kadar güzelken neden
ağlıyorlardı ki? İşte az sonra sevdiği gelecek, ona sarılacak,
kucaklaşacaklardı  Sonra söz yüzüklerini takıp, evliliğe ilk adımlarını
atacaklardı Genç adam öyle heyecanlıydı ki sevdiğine kavuşmak için can
atıyordu  Martılara baktı, birbirleriyle oynaşıp, uçuşan martılara  Ne
kadar güzel dansediyorlardı havada Tekrar saatine baktı genç adam
Endişelenmeye başlamıştı Sevgilisi yine geç kalmıştı, hemde çok  Bu kadar
geç kalmaması gerekiyordu İşte hergün burada buluşmak için sözleşmiyorlar
mıydı? Her gün sahilde, martılara bakarak, denizin onlara anlattığı
masalları dinleyerek birbirlerine sarılıp hasret gidereceklerine söz
vermiyorlar mıydı? O zaman neden gelmemişti yine??  Aklına kötü düşünceler
gelmeye başladı Hayır hayır olamazdı Sevdiğine birşey olamazdı Onsuz
hayat yaşanmazdı ki  O ölse bile devamlı benimle yaşar diye düşündü genç
adam Bunun düşüncesi bile hoş değildi Gözlerini yere indirdi Gözyaşlarını
kimsenin görmesini istemiyordu Zaten nedense etrafındaki insanlar ona sanki
kaçık gibi bakıyorlardı Rahatsız olmaya başladı bakışlardan Artık
bıkmıştı  Yine sevgilisi geldi aklına Neden gelmedi acaba diye düşünmeye
başladı Gözlerini kapattı 7 sene oldu dedi 7 senedir hergün bu
sahildeydi, sevdiğini bekliyordu Daha fazla dayanamadı Kalbi parçalanacak
gibi oluyordu Gözlerinden 1 damla daha yaş güllerin üzerine damladı  Yine
gelmeyecek galiba, en iyisi ben onun evine gideyim diye mırıldandı  Hiç
olmazsa gülleri her zamanki gibi yanına koyar, ona vermiş olurdu  Genç
adam ayağa kalktı Sevdiğiyle buluşmak üzere, yeşil tepenin ardındaki
kabristana doğru yürümeye başladı   
BİZİMKİ AYRILIK DEĞİL !
Yokluğunla durmadan savaşıyorum
sensizlikte kendimi bile kaybediyorum
hayatın bir oyunu deyip kalbimi avutuyorum
yine akşam oldu, buram buram hasretin yüreğimde
hiçbişey senin yerini doldurmuyor ki,
çok geceler oldu uyayamadığım
kabuslarla birden uyandığım
yokluğunda ağladığım;ama yılmadığım
saymadım gittinden beri geçen zamanı
döneceksin birgün biliyorum
şimdi sessizliğe bürünmüş lal misali
yollarını özlemlerimle beraber gözlüyorum
şimdi tek sırdaşım kağıtlar oldu
şimdi tek tesellim resimlerin oldu
şimdi tek sevdiğim yokluğunda bile sen oldun
şimdi hayalin bile güzel geliyor
yapraklar dökülüyor,mevsimlerden sonbahar
sonbahar için ayrılık derler ya
ben biliyorum ki bizim sonbaharımız olmayacak
bizimki ayrılık değil
bizimki ayrığa direnecek 
|